Terörle Mücadele ve Sonrası...
Genel

Terörle Mücadele ve Sonrası…

Türkiye’yi idare eden Ak Parti Hükümeti, dışta koalisyonsuz görünürken, içte tarikat koalisyonu ortaklığı ile ülkeyi idare ederken; koalisyondaki her dini grup kendi isteklerini hayata geçirmenin peşinde, bir yere kadar ilerledi.

Ortak paydada bulunduklarında kolaylıkla ilerleyen koalisyon, iş kendi isteklerine gelince çatışmayı da beraberinde getirmiş oluyordu.

Koalisyonun ortakları, uzmanlık alanlarına giren ülkede etkili kurumlara zaman içerisinde adım adım sızmışlardı.

Onlar için en zor sızılabilecek olan ise silahlı kuvvetlerdi.

Fakat Gülen grubunun silahlı kuvvetlere sızmada başarılı olduğunu Nurettin Veren ilk kez açıkça açıklamıştı. Hatta oran bile vermişti.

Ve MGK yoluyla siyasetin şekillenmesinde etkili olan silahlı kuvvetler, dini örgütlenmelerin en büyük hedefindeydi.

Koalisyon bir bütün halde, birleşerek orduda, eğitimde, sağlıkta, adalette pek çok şeyi değiştirebildiler.

Bu değişiklikleri ortaklaşa yaparlarken, hukuki kurallara, bilimsel değerlere hiçbir şekilde riayet etmemişlerdi.

Bu dikkat etmeyişler(!), terörle mücadele yöntemlerinde de söz konusuydu.

Geçmişte asker ve korucular ile birlikte terörle mücadelede pek çok şehit vermiş olan Polis Akademisi’nin “Kürt Açılımı” temelinde oluşturulan, Kürtçe Siyaset yapma özgürlüğü, Türklüğün ayaklar altına alınması, ilköğretimden milli bilincin bir simgesi olan Ant’ın kaldırılması, teröristlerin devlet görevlilerine karşı mahkemelerdeki gizli tanıklıkları, gazeteci, yazar, bilim insanı, askerlerin yaka paça gece yarılarında evlerinden alındığı bir dönemde, teröristlerin ayaklarına götürülen mahkemeler yoluyla serbest bırakılışları, Ak Parti iç koalisyonunun ortaklaşa icraatlarından başka bir şey değildi.

Beşir Atalay’ın deyişiyle, T.C Devletiyle hesaplaşılmış olan bir dönemden hemen sonrasını yaşayan Türk halkı, vatanına yerleşmiş olan teröristlere karşı evlatlarını ebediyete uğurlayarak, bedeller ödemeye, halen devam etmekte.

Terörle mücadelede; elbette ki, 2000’li yılların başında olduğu üzere, güvenlik güçlerinin cansiperane özverileri sayesinde, yine başarı sağlanacaktır. Ancak başarı elde edildikten sonraki halkın vereceği siyasi kararı önem kazanıyor.

Eğer halk, geçmişte olduğu üzere, benzer bir siyasi tercih yaparsa işte o zaman, üzerinde düşünülmesi gereken ağır bir durum kendiliğinden ortaya çıkabilir.

Her bir kalesi sinsice tutulmuş olan Türk halkının mücadeleyi başarması, geleceğini, varlığını etkileyecek düzeyde.

Sonrası, daha önemli.

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir