Hiç
şaşırmıyoruz artık, iktidar vekillerinin bir tanesinin meclis kürsüsüne
çıkıp cesurca;
” Bu
ülkenin insanlarının on binlercesinin çöplerden kâğıt, plastik vs. toplayarak
evlerini geçindirmeye çalışırken, asgari ücretin dahi açlık sınırının altında
olduğunu gerçeği ortada iken, yoksulluk sınırının beş bin TL’ye ulaştığı
ülkede Suriyeli mültecilere ülke olarak tek başımıza harcandığı söylenen
30 milyar dolar ne derece adildir, hak’tır ” diye sormazlar/soramazlar.
“15
Yıllık iktidarımızda en üst ile en alt arasındaki gelir dağılımının çok daha
fazla açıldığını, çok daha fazla insanımızın sosyal yardımlarla! yaşadığını,
çarşı pazardaki gerçek enflasyonun açıklanan enflasyon ile hiç bir ilgisinin
olmadığı gerçeğini, halkımızın alım gücünün 15 yılda çok daha fazla eridiğini,
her geçen gün çok daha fakirleştiğimizi “asla o kürsüden söylemezler / söyleyemezler,
bilirler ama söyleyemezler,
Öncelik
bu ülkenin vatandaşlarında değil midir, diye asla soramazlar,
” 15
Yıldır ülkeye mutluluk tablosu çiziyoruz ama akşam saatlerinde hava kararırken
hiç birimiz pazara gidip vatandaşın halini görmüyoruz” diyemezler / dedirtmezler.
Ama neyi
iyi derler?
Alt rütbeli
askerlere vurmasını çok iyi becerirler, nasıl olsa onlara sahip çıkacak
bir merci yok, olsaydı zaten bunlar yaşanmazdı,
Olsaydı
zaten gerçekten aileyiz derdik,
Olsaydı zaten
sözde değil, özde bütünüz derdik,
Gerçek
manada “Aile – Bütün” olamadığımızdandır ki;
1984
Yılından beri terörle mücadele eden askerlere bu kadar dil uzatabilmektedirler,
İktidar
vekili Şamil Tayyar TBMM çatısı altında hangi yemeği kaç paraya
yediklerini unutup, “askerin ordu
evinde kaç paraya yediği çorbanın lafını , karısının kuaförde saçını kaç paraya
yaptırdığının ” sözünü
dahi edebilmektedirler, http://www.ensonhaber.com/sam
Sayın
vekil yukarıdaki tabloda Meclis lokantasının fiyat listesini görünce ,
Ordu evlerindeki yemeklerin kalitesine ve fiyat listesine bir sözünüzün olamayacağına
bir kere daha inandım, Vekil maaşının ortalama sekiz – onda
birine canlarını hiçe sayan bu topluma söz söyleyebilecek konumda değilsiniz,
Soldaki
tablo sizin yaşantınızı, sağdaki resimde biz rütbeleri kolunda olanların
yaşantısını anlatıyor,
Başka bir
iktidar eski vekili;
Muhsin
Kızılkaya adlı eski vekil çıkar ortaya ” Askerin görevi ölmek, bunun için maaş alıyorlar, bana
ekstra bir iyilik yapmıyorlar”
diyebiliyor.
Askerin 33
yıllık terörle mücadelesini yok sayarak, nasıl bir ekstra iyilik beklediğini
açıklasa da biz de anlasak ,
4 Liraya kuzu
tandır, 2 Liraya hindi dolma, 3 Liraya fırın kebap, 50 Kuruşa pilav yiyenlerin
Askerin çorbayı kaç liraya yediğini sorgulamaya hakkı yoktur,
Asker bu
ülkede sizler için daha ne yapsın?
Sel olur
asker koşar,
Ücra bir
köyde doğum olur, hasta olur Asker koşar,
Deprem olur
Asker koşar,
Trafik
kazası olur Asker koşar,
Hastana
taze kan lazım olur Asker koşar,
Haini bol
memlekette ormanlar kundaklanır Asker koşar,
“Bana
ekstra bir iyilik yapmıyorlar” diyen eski vekil, sahi Asker
sizin için daha ne yapsın?
Gazisine
“çakma gazi” diye hakaret edebilen sözüm ona gazetecilerin
olduğu ülkede, ne tesadüftür’ki “gazi”lerin yollarda “darp”
edilmelerinin zamanlaması manidardır,
Belediye
otobüslerinde şoförün “benim için mi gazi oldun” lafları henüz
hafızalarımızda, unutmadık,
Bütün
bunlarla mücadele edecek, bizi savunacak kurumumuz ne yapıyor?
Bizde dert
bir değil ki,
Bu
yetmezmiş gibi, kendi içimizde de ayrıştırılıyoruz,
İnsana en
çok dokunan da o.
Suçu,
sadece insanca yaşamayı isteyen Assubayları,
“Karılarının etekleri altına saklanan Mao’nun askerlerine
benzetenlerle “mi aile olacağız?
Tek suçu,
Emekli olmak
isteyen Assubayları “Vatan hainliği” ile suçlayabilen” zihniyet mi bizleri bu düşüncedeki
vekillere karşı savunacaklar?
Altı çeşit
tazminatı cebe indirip, masa başında otuz yılını tamamlayıp, emekli olmamak
için ekstra binlerce lira alanlar mı bizleri bu zihniyete karşı savunacak ?
“Bir Başçavuş benim teğmenimden daha fazla maaş alamaz Netekim ” diyen zihniyetin devamımı bizleri bu zihniyete karşı savunacak?
Her türlü
sınırsız yetkilerle donatılan, görevi sadece emir vermek olanlar mı
bizleri bu zihniyete
karşı savunacak?
“Assubay intiharları bulaşıcı”
diyen zihniyet mi bizleri bu zihniyete karşı savunacak?
Teknoloji, uygarlık, bilim çağında Assubaydan Lisans eğitimini
esirgeyen bu zihniyet mi bizleri savunacak?
Kendini genel
müdüre, Assubayı “çaycı”ya benzeten zihniyet mi ,
“Bu iş para ile değil, sevgi için yapılır” deyip 6 çeşit “sevgi tazminatını! ” cebe
indirenler mi bu zihniyete karşı bizi savunacak?
Yoksa;
Lojmanını, Tabldotunu,
servis aracını, asansörünü, berberini ,
Ve dahi
, S…… tığı helayı ayıranlar mı bizleri bu zihniyete karşı
savunacak ,
Hangisi?
