TESUD, 19 Eylül 2020 de İsim vermeden TSK’ya Nifak sokanların(*) Assubaylar olduğunu ima etmişti ya;
************
Bu kez ironi yapmadan direk yazalım;
* * * 15 Temmuz’un dönüm noktası Assubay Ömer Halisdemire anıt mezar yaptırırsınız, heykelini dikersiniz , riyakarca kabrini ziyaret edersiniz, arkasından methiyeler dizersiniz, adını ünüversiteye verirsiniz ama eğitim süresine bakmadan 15 yıl mecburi hizmete tabi tutarsınız.
İktidar, övgü dolu sözlerle sadece Assubayın gazını alırken, darbeci dediklerine de sınırsız yetki, zırh, sınırsız imkan, tartışmasız otorite sağlamayı da ihmal etmemiş, bunlar da TSK’da yaşandı.
* * * Hukuk fakültesini bitiren Assubay ise subaylığa geçtikten sonra dahi “Harp okulu mezunu subay değil” diye hakim yapılmadığı TSK’dan bahsediyoruz, Hatırlar mısınız?
* * * Bir zamanlar bir generalin deyişi ile; “Bir başlar vardır, birde köleler!” bu sözde TSK’da söylendi. Nifak mı demiştiniz?
* * * Astına hitaben, “Biz başız, siz *ötsünüz ” sözü de TSK’da söylendi, sonra nemi oldu? Genelkurmay bu haberi yazan gazeteciyi arayarak olayı kabullendi, Aynen esas duruşta astına tekme atan, çay bardağı fırlatan şahıs gibi terfi etti. Nifak mı demiştiniz paşam?
* * * Turgay Assubay “Aort yetmezliği” tanısı ile raporlu olmasına rağmen “spor yapamıyor” diye maaş kesilmesi de bu TSK’da, haftada bir yapılan Fiziki Yeterlilik Testine katılamadığı için yan ödeme tazminatının 1/3 ü kesilmesi de. Raporun olmuş ne gam? sonra hayatını kaybediyor, adına “Şehit” diyorsunuz, naaşı başında arkasından sağlığında duymadığı güzel sözler sarf ediyorsunuz riyakarca, Buda TSK’da yaşandı. Nifak mı demiştiniz paşam?
* * * Askeri ceza kanununda “Hakaret” suçu bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte fiil veya olgu isnat eden” , diye tanımlanmasına rağmen, bir yüzbaşının Assubaya “Aptalmısın sen ?” sözü hakaret değil, ” eleştiri ve azarlama kastı ile olduğu ceza hukuku anlamında suç teşkil etmediği kanaatine varılmıştır”, cevabı ile bu da TSK’da yaşandı, ya buna ne demeli paşam? Nifak mı, kötü niyetli kişi mi, yoksa sizin tabirinizle ülkemiz aleyhine hizmet eden Kötü niyetli kişi mi desek paşam?
* * * Aort sorunu ile ameliyat olan Assubay Ali Şahin’in maluliyet başvurusuna karşılık askeri tıp heyeti Oyak’a bir rapor yazar ve der ki; “Hamallık , halter sporu yapamaz ama çaycılık yapabilir!” sözüm ona teşbihte hata olmaz diyerek gazeteci Balçiçek İlter’e “Hiç çaycı ile genel müdür bir olur mu ?” diyen Yaşar Güler’in sözüde mecazi değil gerçek oldu bu sayede ve bu da TSK de yaşandı.
* * * Kıbrısta esas duruştaki astına çay bardağı ve çay tabağı fırlatıp birde hırpalayan komutan! boşuna terfi etmemiş tabi, Musul konsolosu ve personeli yurt dışındaki tek vatan toprağı “Süleyman Şah türbesi devlet eliyle, emir komuta zinciri içerisinde Işid’e mukavemetsiz teslim edilmişken, Işid’in rehin aldığı Assubayın “Mukavemetsiz teslim olup T.C. ve TSK’nın itibarını düşürdü diye ordudan atılması da TSK’da yaşandı.
* * * Ankarada bir general esas duruşta düzgün duramıyor diye herkesin önünde bir uzman jandarmayı tekmeledi, tekme attığı bacak çatışmada yaralanmış ve platin takılmış ve o asker “Gazi”ydi, platinli ayakla düzgün duramıyordu, tekmeci general birkaç ay sonraki YAŞ’ta terfi ettirildi. Soma’da işçiyi tekmeleyen danışmanın iktidarı, tekmeci generalimi sorun edecek değil mi paşam? Buda TSK’da yaşandı.
* * * İzmir Çiğli’ üssünde de görevli Assubay Gökhan Yıldırım, kamera takma işi sivil şirkete ihale edilmesine rağmen, angarya olarak asma tavana çıkartıldı, görevi olmayan! bir işi emirle yaparken düşerek “Şehit” oldu, bu da TSK’da yaşandı.
* * * Şah Fırat operasyonunda verilen tek şehit Assubay Halit Avcı’ın nasıl şehit olduğu dahi basına zamanında doğru verilmedi, otopside cebinden çıkan para 5 lira 85 kuruştu, sadece 5 lira 85 kuruş, hatırladınız mı 6 çeşit tazminat alan beyler, paşalar? bu olayda TSK’da yaşandı.
* * * Alevi diyerek şehit olan Assubayın Cemevindeki cenazesine devleti temsilen kimse katılmadı, bu da bu ülkede yaşandı. Dirisi değer görmedi ki ölüsü görsün değil mi paşam?
* * * Yarbay Alkan’ın Şehit kardeşinin cenazesinde gösterdiği tepkiyi Assubay olan diğer ağabeyi neden gösteremedi acaba?, bir düşünün, üniformaları farklı olduğu için olabilir mi? bu da TSK’da yaşandı.
* * * Kartal Vakfından alt rütbeli ölürse Assubay – uzman, ( Hitap şekli: Assubay veya uzman karısı!) eşe 50 bin lira, yüksek rütbeli ölürse yüksek rütbeli eşe (Hitap şekli: Saygıdeğer Hanımefendi!) 200 bin lira verilirmiş zamanında, bu da TSK’da yaşandı. Nifak mı demiştiniz?
* * * Diyarbakırda pazar yerinde hamile eşinin yanında arkasından kalleşçe vurulan Assubay Nejdet Aydoğdu için, Fransa’da yaşayan gurbetçi Ali Dal Türkiye’ye gelip Şehit ailesine Eskişehir’deki evini bağışlamıştı, OYAK’ın, TSK vakıflarının sesinin çıkmadığı TSK’da, bu da bu ülkede yaşandı.
* * * Irkçı ABD’de yıllar önce yaşanan zencilerin otobüslerde ön koltuklarda oturamaz zihniyenin günümüzdeki tezahürü servis araçlarında çizelge ile kimlerin nereye oturacağının emirle belirlenmeside TSK’da yaşandı/yaşanıyor.
* * * “Aile servislerinde ön koltuklarında komutan eşleri oturur” diye emirler yayınlanması da TSK’da yaşandı.
* * * Assubay sorunlarına duyarlı tek gazeteci Umur Talu için “Neden o gazeteciyi arıyorsunuz, neden ona yazıyorsunuz, o okunmayacak , aranmayacak!” diye emirlerin verilmeside TSK’da yaşandı. Hiç sormadınız kendinize neden yazıyorlar, neden onu arıyorlar diye.
* * * 2002 Başları, Bir askeri birlikte Albay, Assubaya “Sen ne bok yemeye geldin buraya, …..tir” der, Assubayında komutan olduğu tüm erat önünde , herkesin önünde küçük düşürmek, hakaret, küfür, rencide ne ararsan var,
Netice mahkeme; Albayın konuşmaları hakaret değil, ikaz! kabul edilir İkaz, bu da TSK’da yaşandı. Kötü niyetli kişiler mi demiştiniz?
* * * Babası uzman çavuş diyerek lojman bölgesindeki havuza çocukların alınmadığı olayda TSK’da yaşandı.
* * * Gözaltına alınan bir generalin o ortamda dahi kibrinden vaz geçmeden onca yıllık askere “Assubayyyyy ! ! !” diye bağırmasına ne dersiniz? , “Assubayım, Başçavuşum” gibi olması gereken bir ifadeye dahi kibriniz engel oluyor, bunlar da TSK’da yaşandı.
* * * Yemekhaneler ayrıldı General – Albay – Assubay – Sivil memur diyerek, bunlar da TSK’da yaşandı/yaşanıyor.
* * * Bir zamanlar Oyakbank’ta alfabetik meslek sıralamasında “A” ile başlayan Assubay meslek listesinde “S” “subayın ” önüne geçmesin diye meslek listesinin sonuna yazdırmayı da gördük çok şükür TSK’da. Hatırladınız mı ?
* * * “Oğlu, kızı Subay olan Assubay ve uzmanlar sivil kıyafetle! (üniforma ile giremez) refakatçi eşliğinde günübirlik Subay ordu evine girebilirler” dediniz, bunu da yaşadık TSK’da.
* * * Gazetelerin “Assubay devrimi!” diye başlık attığı ülkede Şapka sakındırakları siyah idi sarı oldu, böylece Assubay devriminin kralını da gördük TSK’da.
* * * “Genç subaylar rahatsız” diye manşet yazdıranlar, “genç, orta yaşlı, emekli Assubaylar ADALET ARIYOR” denince nifak sokmak oluyor öyle mi?
CHP Milletvekili sn. Murat Bakan, MHP vekili gibi ayrım yapmadan kanun teklifi verdi, haydi şimdi görelim samimiyetinizi.
NİFAK MI DEMİŞTİNİZ?
* * *
Sayın Umur Talu’ya teşekkürlerimle.
Umur Talu – Haber Türk – Tüm Yazıları
**
(*) http://www.oncekultur.com/?Syf=26&Syz=723366&/TESUD-TAZM%C4%B0NAT-DUYURUSU