Gazisi
Osmanlı’nın
zayıflığından istifade ile Rusların 1783’te işgal ettiği Kırım yarımadasında
1898’de dünyaya gelen İstiklal Savaşı gazimiz Yakup Satar’ın ailesi Rus zulmüne
dayanamayarak 1903’te Eskişehir’e göç etmek zorunda kalmış.
Fakat bu defa
da İtalya, Yunanistan, Fransa ve İngiltere’nin Osmanlı İmparatorluğu
topraklarını işgale başlamasıyla bir türlü huzur yüzü görememiş. Daha 16
yaşında vatanından düşmanı atmak için cephede savaşa katılmaya başlamış Yakup
Satar, her Türk çocuğu gibi.
Son gazimiz Yakup
Star bir anısında cepheyi şöyle anlatıyor: “Polatlı tarafında sabaha karşı
düşman gelip bizim istihkâmlara yerleşmiş. Nöbetçiler de sabah görünce ’Düşman
geldi, düşman geldi’ diye uyardı. Bizim asker geri kaçtı. Ben kaçamadım. Bizim
askerle benim aramda bir kurşunluk mesafe var. Düşman ateş etmeye başladı.
Teslim olsam eziyet edip öldürürler. Bizim askere doğru koşuyorum. Bir
kulağımda düşmanın, bir kulağımda bizim askerin kurşunu. Kafama çarpsa ölürüm.
Ama Allah tarafından korundum. Kurşun yemeden bölüğüme katıldım. Mermiler vızır
vızır uçardı. Ama biz korkmazdık düşmandan.”
Türk
tarihinin yazılışına katkı sağlayan, tarihin canlı tanıkları olan
kahramanlarımızın her birisi ülkemizin çok önemli değerleridir. Onlar
yüreklerde en müstesna yerlerde olmalıdırlar ki yarınların güvenilirliği olsun.
Devletlerin devamlılığında önemli bir yeri olan manevi değerlerin
gelenekselleşmesi ve kuvvetlenmesi için özellikle de kahramanlara gerekli saygı
ve hizmet en iyi şekilde yaşarken ve öldükten sonra da sunulmalıdır.
Bilimde,
teknolojide, şehirleşmede, kişi başına düşen gelirde olduğu gibi benzer
konularda diğer ülkelerin halkını nasıl motive ettiğine de bakmak gereklidir.
İşte tam da
bu safhada Avrupa’dan bir örnek kıyaslama, Vatan Gazetesi’nin 04.04.2008
tarihli sayısında ‘’Son Gazi’ye Devlet Ayıbı’’ haberi ile yer aldı (*).
Haberin
konusu, hayata gözlerini yuman Son Gazi Yakup Satar’ın 03 Nisan’daki cenaze
töreni ile İtalyan asıllı Fransızların son gazisi Ponticelli’nin 18 Mart’taki
cenaze töreni. Her iki gazinin savaşa giriş ve ölüm yaşları aynı. Ama
yaşadıkları ülke farkı nedeniyle törenleri çok farklı.
Fransızlar, son gazisi için
bayraklarını yarıya indirirken
ve eski yeni devlet yöneticileri tam kadro törende olurken, Çanakkale Savaşı’nın
Erzincan ile Kars arasında olduğunu söyleyen liseli öğrencilerin ülkesinin
yöneticileri ne yazık ki Fransızlar gibi bir tutum sergileyemediler…
Fransa
Almanya ile birlikte AB’yi şekillendirmeye devam ediyor… Türkiye’ye silah,
otomobil, yedek parça, lüks tüketim malzemeleri satmaya devam ediyor…
Ve Fransa
manevi değerlerini muhafaza için tüm gücü ile çaba gösteriyor…
Peki,
bizimkiler ne yapıyor?
Son gazimiz
Yakup Star’a ve hayatını kaybetmiş, şehit olmuş kahramanlarımıza Allah’tan
rahmet diliyoruz… Hayatta olan, görevlerinin başında olan kahramanlarımıza da
şükranlarımızı sunuyoruz… 06.04.2008
Kaynak:
