
Türkiye tarihinde ilk kez yurtdışından sap, saman ve ot ithal edecek. Nisan ayında yağış az olunca Türkiye’nin hayvan yemi olarak kullanılan ot ve saman üretimi düşük çıktı. Fiyatlar 4 kat artınca Bakanlar Kurulu ithalata izin veren kararnameyi imzalayıp Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onayına sundu.
Türkiye her alanda her tür ithal malı görmeye alıştı, ama bu kez işin ucu sap, saman ve kuru ota kadar dayandı.
Nisan ayında Orta ve Doğu Anadolu’da yağışlar düşük kalınca bitkiler yeterince gelişemedi ve hayvan yemi üretimi düştü.
Bu da fiyatların yüzde 400’lere varan oranda yükselmesine neden oldu.
Bunun üzerine harekete geçen Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, ilk etapta yem hammaddesi olarak kullanılmak üzere 100 bin ton arpayı piyasaya sundu.
Küspe ve kepek gibi yem hammaddelerinin gümrük verilerini de indiren bakanlık, ot, sap ve saman ithalatına da kapıyı araladı.
Balkanlardan ithalat yapılabilecek
Üretici ve üretici birliklerinin istedikleri takdirde sap, saman ve ot ithal etmelerine izin veren kararname aynı zamanda tarihimizde bir ilk.
Bakanlar Kurulu’nun imzalayarak Cumhurbaşkanı Gül’e sunduğu kararname, buradan çıkacak onayla yürürlüğe girecek.

Ot, sap ve saman ithalatı hastalık olmayan ülkelerden yapılacak. Bu ülkelerin listesini çıkaran Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın tahminlerine göre özellikle Balkan ülkelerinden ithalat yapılabilecek.
Hayvan yemi fiyatlarındaki yükselişin hemen olmasa da et ve süt ürünleri fiyatlarında yükselişe neden olmasından endişe ediliyor.
Saman fiyatları protesto edildi
Bu arada CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, ithal edilen hayvanların Türkiye’ye getirilmesini ve yem fiyatlarının yüksekliğini protesto etti.
Partililerle birlikte Ardahan’daki hayvan pazarına giden Öğüt, burada besicilerle sohbet etti ve sorularını dinledi.
Hükümetin kesinlikle et ithalini durdurması gerektiğini söyleyen Öğüt, özürlü hayvanın kurban edilmesinin caiz olmadığını belirtti.
Öğüt, şöyle konuştu:
“Bunlar burulmuş hayvan getirip kurban yapıyor. Bunlar Müslüman mahallesinde salyangoz satıyor. Bölge insanı perişan oldu. Daha da perişan olacak. Şu anda acil olarak saman ihtiyacı var. Mademki et ithal ediliyor. Saman da ithal edilsin. Vatandaşa ucuz saman alsın. Bu çok önemli.
Ancak bunu yaparken saman ithalatı Ardahan sınır kapılarından yapılsın ki köylü samanı daha ucuza alsın. Şimdi hayvancılık merkezi burası. Sen samanı tutup Artvin Sarp Sınır Kapısı’ndan getiriyorsun. Eğer Türkgözü Sınır Kapısı’ndan samanı getirirsen 90 kuruş olan saman burada 40 kuruşa mal olur. Vatandaş samanı daha da ucuza mal eder.”
Konuşmasının ardından yetiştiriciler ve pazara getirilen hayvanlarla birlikte Ardahan-Kars-Erzurum illerini birbirine bağlayan çevre yoluna çıkan Ensar Öğüt, trafiğin bir süre durmasına neden oldu.
Kısa süreli eylem ardından Öğüt ve beraberindekiler daha sonra dağıldı.
29.08.2012
***

Saman ithal ettik ama ihracatımız daha fazla
Tarım Bakanı Eker, muhalefetin “saman ithal eder hale geldik” eleştirilerine karşılık; Türkiye’nin 316 ton saman ithalatına karşılık 4 bin 740 ton ihracat yaptığını, bu ihracattan da 766 bin 749 dolar gelir elde ettiğini bildirdi.
13.12.2012
http://www.dunya.com/ekonomi/ekonomi-diger/saman-ithal-ettik-ama-ihracatimiz-daha-fazla-174625h.htm
***

Tarım Bakanımız nasıl şövalye oldu?
Fransa Hükümeti, Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’e “şövalye liyakat nişanı” verdi. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, 129 yıldır ilk kez bir Türk Bakan’a bu nişan verildi.
Şövalyelik Ortaçağın derebeylik düzeninde çok önemli bir unvandı. Soyluluğu ifade eder. Fransa Hükümeti’nin her yıl şövalyelik nişanı dağıtırken 129 yıl sonra bir Türk Bakan’a üstelik Tarım Bakanı’na bu nişanı vermesinin bir anlamı olmalı.
Fransa Hükümeti bizim Tarım Bakanımıza neden şövalye nişanı verdi?
Geçen hafta Paris’te yapılan törende Mehdi Eker’e Fransa Hükümeti’nin ‘Tarım Alanında Şövalye Liyakat Nişanı’ (Chevalier dans l-Ordre du Merite Agricole.)’nı Fransa Tarım Bakanı Stephane Le Foll verdi.Fransız Bakan, tarımsal gelişime katkıları ve G20 toplantısında önemli kararların alınmasındaki etkin çalışmaları dolayısıyla Eker’in Şövalye Liyakat Nişanı’na layık görüldüğünü söyledi.
Stephane Le Foll, Türkiye Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in tarıma dayalı parlak bir kariyeri olduğunu belirterek, hükümet adına bu Liyakat Nişanı’nı vermekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
İki ülke arasındaki köklü ilişkilerin Birinci François ve Kanuni Sultan Süleyman’a kadar uzandığını söyleyen Fransız Bakan,Türkiye ve Fransa’nın aynı coğrafyanın bir bütünü olduğuna dikkat çekti.

Şövalye Liyakat Nişanı’nı alan Bakan Eker ise, konuşmasında 1883’ten bu yana verilen tarım alanında şövalye liyakat nişanının ilk kez bir Türk Bakan’a verildiğini söyledi. Eker sözlerini şöyle sürdürdü: “Şövalye Liyakat Nişanını, dostluğumuzun her gün geliştiği bir ülkenin bakanından almaktan onur duyuyorum.”
Türkiye ve Fransa’nın tarım alanında yapacağı işbirliğinin, dünyada açlığın giderilmesine büyük katkı sağlayacağına inandığını,Türkiye ve Fransa’nın tarım alanında önemli potansiyele sahip iki ülke olduğuna değinen Eker özetle şunları söyledi:“Ortak idealler ve hedeflere sahip iki ülkenin rekabet etmek yerine işbirliği içinde olması gerekir.Bugün dünyada yeteri kadar üretim olmasına rağmen 1 milyar insan açlık çekiyor. Dünyanın şu anda ihtiyacı, daha çok adalet, daha çok eşitlik ve daha çok sevgi ve merhamettir. Eğer dünyada 1 milyar insan yatağa aç giriyorsa, o dünya geri kalanlar için de güvenli bir yer olmayacaktır. Üretimle ilgili olarak gelişmekte ve az gelişmiş ülkelerin kapasitelerinin artırılması için çalışılması gerekir.”
Eker, gerek tarım gerek hayvancılık ve ticaretin geliştirilmesi alanında daha somut projeler üzerinde çalışılması konusunda Fransa Tarım Bakanıyla anlaştıklarını söyledi.

Törendeki konuşmalardan anlaşıldığı kadarıyla, “tarımsal gelişime katkıları ve G20 toplantısında önemli kararların alınmasındaki etkin çalışmaları” nedeniyle Bakan Eker’e liyakat nişanı verildi.

G20 toplantısında alınan önemli kararların ne olduğunu ve Türkiye’ye yansımasının en olacağını açıkçası bilmiyoruz. Fakat bildiğimiz şu ki, bunda 3 yıl önce Fransa, tarım ve hayvancılıkta sıkıntılı günler yaşıyordu. Çiftçiler eylemler yapıyor, ürünlerini satamadıklarını ifade ediyordu. Çıkış yolu arayan Fransa, Türkiye’yi “hedef pazar” seçti. Fransız Tarım Bakanı, bunun için 5 milyon Avro kaynak ayırdıklarını söylemişti.
Fransa Türkiye’yi “hedef pazar” seçerken, Türkiye’de canlı hayvan ve et ithalatı için kapıları açtı. Dış Ticaret Müsteşarlığı verilerine göre, 2010- 2012 döneminde Türkiye Fransa’dan yaklaşık 250 milyon dolarlık canlı hayvan ve et ithalatı gerçekleştirdi. Fransızlar bu işten çok memnun oldu. Sevinçle, “hayvancılığımızı Türkler kurtardı” diye açıklama yaptılar.
Şövalyelik nişanı bu sevincin ödülü olabilir mi?
Türkiye, canlı hayvan, et,ot ve saman ithal ederken Tarım Bakanımızın Fransa’dan şövalyelik nişanı alması düşündürücü değil mi?
12.12.2012
Ali Ekber Yıldırım
Tarım Dünyasından

