Türkiye’de Demokrasi mi, Yoksa, Başka Bir Şey mi, Gelişecek?
Genel

Türkiye’de Demokrasi mi, Yoksa, Başka Bir Şey mi, Gelişecek?

Değerli Okurlarım,
 
Cumhuriyet’in bir enkaz olduğunun ilan edildiği bir dönemden geçiyoruz. Bu anlamda 28 Aralık 2009 tarihli yazımı aşağıda tekrar sunuyorum.
 
Orhan Kaya
 
*** 

Türkiye’de Demokrasi mi, Yoksa, Başka Bir Şey mi, Gelişecek?

Bir zamanlar on yılda bir asırlık yol almış olan Türkiye, Atatürk’ün ebediyete intikalinden sonra geçen yetmiş bir yılda ne yazık ki hep geri gitmiş durumda. 

Bireysel özgürlüğün var olmasına bağlı olan demokrasinin, tarikat yapılanması nedeniyle tarikat liderlerinin, toprak reformunun gerçekleşememesi nedeniyle de ağaların elinde güç vesilesi olmuş olması bir tarafa, bürokrasinin başında bulunan rütbeli rütbesiz, teknokratlarca da anlaşılamamış olmasının acılarını bugün hep birlikte yaşıyor olduğumuz kanısındayım.

İçinden çıktığı toplumun daha ileri seviyelere ulaşmasına –ki bu bir ülkeye karşı vefa borcudur- vesile olması gereken insanların, etkili konuma geldikten sonra adeta faşistlik derecesinde statüsüne düşkün olması, diğer statüleri yok sayması, devletin imkânlarını kendilerinin daha güzel görünmelerine, daha etkili görünmelerine, rahatlarına harcamaları bizleri bu seviyeye getirdi.

Günümüz Türkiye’sinde ilmiyle bir yerlere gelmiş insanların yerine ne yazık ki dini tekeline almış olan insanların toplumda ve kamu kurumlarında etkili ve demokrasiyi bir araç olarak kullandıklarını görüyoruz. Kimi insanlar, üstelik devletten maaşlı haldeyken, özgür birey olması gerekirken; telefonunun sesinden, kılığından kıyafetine kadar, yaşantısıyla tarikata bağlılığını göstererek ve bu yolla makam elde etmeyi umar hale gelmiş durumda ne yazık ki…

Elbette ki demokrasinin gelişimine ihtiyacımız vardır, ancak günümüzde adına “daha çok demokrasi” veya başka şeyler denilen ve insanda endişe uyandıran yaşadığımız değişimlerin “esas endişe verici yanı” ilimden uzak ama demokrasi anlamında, bir örgütü olan inanların Türkiye’de siyasi aktörler haline gelmesidir. Demokrasi, bu haliyle adeta iki arada sıkışmış, bir türlü gerçek ihtiyaç sahibiyle buluşamamış durumda, görünmektedir…

Dini siyasetlerine alet edenlerin “özel toplantılarında” dinleyicilerine açıkladıkları emellerini Türkiye’de gerçekleştirme imkânı bulmaları halinde elbette ki İran’da olduğu üzere iş işten geçmiş olacak. Başarılı olmaları halinde, yeni dönemde muhtemeldir ki sözde Atatürkçülerin kaybedecekleri bir şeyleri olmayacak. Çünkü onlar zaten bu sonuçlar için insanların eğitimine, kişisel gelişimine engel olmuş –adeta tarikat müridi türünden- özgüvensiz, birbirini dinlemeyen, bir araya gelemeyen insanlar meydana getirmiş bulunmaktadırlar, diye düşünmekteyim…

Baş döndürücü hızla gelişen olayların; halkımızın başına olumsuz şeyler getirmemesi dileğimle… 28.12.2009

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir