30 Ağustos Zaferi ile Kulluktan, Yokluktan, Yok Olmanın Eşiğinden Özgürlüğe, Çağdaş Devlete
Genel

30 Ağustos Zaferi ile Kulluktan, Yokluktan, Yok Olmanın Eşiğinden Özgürlüğe, Çağdaş Devlete

Milattan önceki yıllarda; madeni işleyip demiri üretmiş, altın üretmiş, yeşim taşını işlemiş, av malzemesi yapmış, taşa resim çizerek geçtiği yerlere varlığının izlerini bırakmış, taşa yazı yazmış, gök hareketlerini izleyip taşa yazmış, doğaya, canlıya, ağaca, suya saygı duymuş, modern kıyafetleri üretmiş, yetmemiş altından elbise yapmış, kadın – erkek insanca yaşamış, çocuklarına değer vermiş, kültür aktarımı için destanlar yazmış; ahlak, kültür yönünden yüksek değerlere sahip, sistemli düşünebilen, sistem kurabilen, sisteme sahip ordu kurabilen, toplu yaşamı sistemleştirerek sistem içinde yaşam için devletler kurmuş, devletsiz yaşamamış bir millet, Türk Millet.

Çalışmadan, üretmeden, başkalarının üzerinden geçim yolunu seçen dünyadaki ganimet hareketlerinden Türk Milleti de etkileniyor. Ganimet için 7. Yüzyılda yaşam alanına giren Araplar ile Çin’in saldırıları ve kendi içindeki kimi boyların hatalı tutumları sonrası yaşanan yenilgi inanç değişimine maruz kalmanın yanı sıra kimi boylar tıpkı Hunların 4. Yüzyılda Moğol – Çin baskısından Batı’ya göç etmesi gibi, yaşam alanlarından başka bölgelere gider…

Türkler, dünyanın her yerinde. Bu her yerinde oluş hali 1071’de Sultan Alparslan’ın Anadolu Harekatı’nda Bizans Ordusundaki Hristiyan Oğuz Türklerinin savaştan önce Türkçe konuştuklarını duydukları sayıca az olan Alparslan’ın ordusuna katılmasıyla Anadolu’da bir Türk devletinin kurulmasıyla sonuçlanır. Türklerin Anadolu’da Selçuklu Devleti (1077-1308)ni kuruşu dünyaya yeni bir sistemi armağan eder, laiklik. Selçuklu Devleti, yenilgi ile sonuçlanan iki Moğol saldırısı (Kösedağ Muharebesi, 3 Temmuz 1243 ve Aksaray, Ekim 1256) (1) ile ağır vergilere tabi tutulması sonrası son bulur ve 1308 yılında Anadolu’da Beylikler dönemi başlar. (2)  Beylikler Dönemi, Osmanlı Beyliği’nin etrafında toplanılmasıyla 1453’de Osmanlı İmparatorluğu’na dönüşür.

Osmanlı İmparatorluğu; İstanbul’un fethi ile din – devlet işlerini tıpkı Selçuklu gibi ayırmış, idarede Türklere yer vermişken, iç kuvvetin desteği ile geliştikçe, büyüdükçe daha dini esaslı bir devlet olurken iç kuvvet olan Türkler idareden uzaklaşmış, Türkler sadece savaşçı ve vergi ödeyen padişahın kulu olarak görülmeye başlanmış, hor görülmüş, eğitimde bilim yerine din esas alınmış, sanayi oluşturamamış, halk yoksul tutulmuş, meclis olmadan tek kişinin kararıyla yönetilmiş… Fethettiği yerler dışında, siyasi ve ekonomik birliktelikler uğruna yabancılara; eğitim, adli, mali çeşitli ayrıcalıklar tanımış, barındırdığı demografik çeşitliği ve yabancılardan aldığı borcu 1881’de yönetemez hale gelip iflasını ilan edince çöküş sürecine girmiş. Almanlardan borç alarak kurduğu ittifak sonrası ilan ettiği “Cihad” ilanına karşılık Arapların da karşı “Cihad” ilan ettiği I. Dünya Savaşı’nın ittifakça yenilgi sonrası imza edilen “Mondros Antlaşması” ile askerini terhis etmiş, silahlarını teslim etmiş, ordusunu – milletini pasif hale getirmiş; İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan hakimiyetine girmiş. Sevr Antlaşması sonrası ise son kalan vatan toprağının parçalanmasını kabul etmiş. Vatanın dört bir yanı işgal edilmişken Yüce Türk Milleti tarihten gelen, son olarak Beylikler Dönemi’nden gelen tecrübesiyle bölgesel kurtuluş çareleri ararken; Yüce Türk Milleti’nin asker evlatları Mustafa Kemal ve Arkadaşları milletinin yanında yer alarak bölgesel kurtuluşu tek çatı altında, Kuvayi Milliye çatısı altında birleştirerek yedi düvele karşı 22 gün 22 gece süren dünyanın en uzun muharebesi “Sakarya Meydan Muharebesi” ile 238 yıl sonra ilk kez toprak kaybına dur denilmiş, 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi “Kurt kapanı Savaş Planı” ile sayı ve teçhizatça kendinden üstün, dünyanın yenilmez denilen ordularını kıt kaynaklarıyla yenerek işgal altında olan vatan toprağı başkent İstanbul dahil düşmandan temizlenmiş, Lozan Antlaşması ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti tüm dünyaca tanınmış ancak;

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı faaliyetler Lozan görüşmeleri sırasında ve sonrasında devam etmekte, yani, savaş şekil değiştirerek devam etmekte… Bunun farkında ve bilincinde olunulması gerekiyor…

Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş nedenleri ve alınması gereken dersler Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’ün “İzmir İktisat Kongresi” açılış konuşmasında ayrıntılı yer almaktadır. (3)

Dünya, sürekli tekrarlayan bir imtihan meydanı… Kaybedenler; tarihi görmezden gelenler, tarihten sonuç çıkartamayanlar…   

Kulluktan, yokluktan, Kızılderililer, Aztekler, İnkalar gibi yok olmanın eşiğindeyken 30 Ağustos Zaferi ile özgürlüğe, çağdaş yaşam içerikli Devlete kavuşmuş olan Yüce Türk Milleti Kuvayi Milliye’nin birlik ve beraberliği içerisinde Atatürk’ün gösterdiği yolda ilerleyerek sonsuza dek bağımsızlığını koruyacaktır.

30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun

 

Kaynak:

(1)https://anabilgi.anadolu.edu.tr/?contentId=198136#:~:text=Baycu%20da%20Keyk
%C3%A2vus’un%20sava%C5%9F,y%C3%BCz%20k%C4%B1zart%C4
%B1c%C4%B1%20bir%20yenilgiye%20u%C4%9Frad%C4%B1.   

(2) https://avys.omu.edu.tr/storage/app/public/hasan.selcuk/
145326/MIM%20205%20Ders%207%20II.BEYL%C4%B0KLER%20D
%C3%96NEM%C4%B0%20ve%20Osmanl%C4%B1.pdf

(3) https://www.turksolu.com.tr/mustafa-kemal-pasanin-
izmir-iktisat-kongresi-acilis-konusmasi-yabanci-sermaye-artik-turkiyeyi-
esir-ulkesi-yapamaz/

 

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir