AMERİKA TSK'YI, ENDONEZYA MODELİYLE YIKILACAK
Önce Kültür Arşiv

AMERİKA TSK’YI, ENDONEZYA MODELİYLE YIKILACAK

AMERİKA TSK’YI, ENDONEZYA MODELİYLE YIKILACAK
AMERİKA TSK'YI, ENDONEZYA MODELİYLE YIKILACAK

Böylece Amerika, Türk Ordusu’na karşı Endonezya modelini uygulamaya koydu. Bu
uygulama ile, Türk Ordusu’na yapılan operasyon “psikolojik savaş” aşamasından
“eylemli çökertme” aşamasına geçmiştir.

“Suikast” soruşturmasına dayanak yapılan ihbar numarasının 1230606 oluşu,
ihbarın Amerika’dan yapıldığını gösteriyor.

Endonezya modeli nedir?

Geçmiş senelerde Amerika “komünizmle mücadele” bahanesi ile Endonezya Özel
Kuvvetleri’ne çeşitli kirli operasyonlar yaptırmıştı. Amerika, yeterli delil
biriktirdikten sonra, bu operasyonları bire bin katarak Endonezya’daki
Amerikancı basın vasıtasıyla piyasaya sürdü. Endonezya Ordusunun direnci
kırıldı.

Peki Amerika’nın amacı neydi?

Endonezya’nın da bir bölücülük sorunu vardı. Doğu Timor’daki bölücüler,
Endonezya’dan ayrılmak istiyorlardı. Amerika da gayet tabii Doğu Timor
bölücülerini destekliyordu.

Aynen bizde PKK’yı desteklediği gibi…

Endonezya Ordusu’nun bölücülerle mücadele azmini kırmak için, itibarını
sıfıra indirmek gerekiyordu.

Gerçekten de, itibarı sıfırlanmış olan ordu, bölücü eylemlere müdahale
edemedi. Nitekim, 2000 yılında Doğu Timor, bağımsızlığını ilan etti.

Türkiye’de nasıl uygulanacak?

Şimdi aynı plan Türkiye’de uygulanmak isteniyor:

Ordumuzun itibarı sıfırlanacak, Doğu’da ilerde meydana gelecek olan bir
isyana müdahale edemeyecek ve bölge “Kürdistan” adıyla Türkiye’den ayrılacak.

Belki de, hakim kozmik odalarda “Doğu’daki muhtemel ayaklanmaya karşı ordunun
ne gibi önlemler alacağı”na ait bilgilere ulaşmak istiyor?

Bu bilgiler ABD ve PKK’ya ulaştırılacak. Ona göre hareket
edecekler.

Özel Kuvvetler Komutanlığı (ÖKK) kısa tarihi

İlk kurulduğu zaman adı “Seferberlik Tetkik Kurulu” b) idi. Türkiye’nin
1951‘de NATO‘ya girmesinin bir sonucu
olarak 1952 yılında ordu bünyesinde kuruldu. NATO’ya giren tüm
ülkelerde benzer örgütler kurulmuştu.

Bu örgütler sayesinde ABD, üye ülkeleri
NATO aracılığıyla denetim altında tutacaktı.

Giderlerini ABD’nin karşıladığı bu örgütler, NATO‘nun gizli
örgütü olan Süper-NATO‘nun, yani Gladyo’nun denetimi altında
idiler.

Türkiye’deki örgütün çekirdek kadrosunu Kore’den dönen ve Gayri Nizami Harp
stratejisini öğrenmiş olan subaylar oluşturdu.

Kurulun gizli görevi, Türkiye’de Amerika karşıtı bir rejim değişikliğini
engellemekti. Aynen diğer NATO ülkelerinde olduğu gibi. Ama
STK‘nın görünürdeki amacının “Sovyet istilasına uğrayan
bölgelerde direnişi örgütlemek” olduğu söyleniyordu…

Plana göre, yurt çapında çeşitli yerlere silah gömülecek, istila anında
önceden belirlenmiş kişiler bu silahları çıkararak direniş başlatacaklardı.
Bunun için, topluma sürekli “Sovyet tehdidi” propagandası yapılıyordu.

CIA ve Adnan Menderes hükümeti arasında imzalanan
1959
tarihli bir anlaşmada, “Gizli Ordu”nun “rejime karşı iç ayaklanma
durumunda” harekete geçirileceği belirtiliyordu.

Seferberlik Tetkik Kurulu’nun ismi 1965 yılında Özel Harp Dairesi
(ÖHD) oldu. Daire, ABD’nin kontrolünde uzun
yıllar Kontrgerilla (Gladyo) olarak hizmet verdi.

Daire’nin resmi varlığı, 1974 yılında Genelkurmay Başkanı
Semih Sancar’ın Başbakan Ecevit’ten “acil bir ihtiyaç için” para istemesiyle
ortaya çıktı. Ancak yapının varlığı 12 Mart’ta işkence gören solcularca zaten
öğrenilmişti!

Özel Harp Dairesi ve Kontrgerilla varlığını 12 Eylül öncesi
ve sonrasında da tüm ağırlığıyla sürdürdü.

Bu süre içinde faili meçhul cinayetler, 1 Mayıs 1977, Maraş,
Çorum türünden provokasyon ve katliamlar, Kültür Sarayı sabotajı, Sirkeci,
Yeşilköy bombalamaları, Ecevit’e suikast girişimi, devrimcileri işkenceli
sorgulamalardan geçirmeler; yurtsever aydınların suikastlerle öldürülmeleri hep
bu örgüt tarafından gerçekleştirildi.

Çünkü TSK, böyle yapmakla Sovyetlere karşı Türkiye’nin
bağımsızlığını savunduğuna ve ABD’nin stratejik müttefikimiz olduğuna
inandırılmıştı…

Beyinleri yıkanan TSK mensuplarının gözü nasıl açıldı

NATO eğitimlerinden geçen Türk subaylarının beyni
yıkanmıştı.. Onlar ABD’nin her dediğinin çıkarlarımıza uygun olduğu konusunda
şartlandırılmışlardı.

Ancak 1980‘lerin sonuna doğru TSK içinde,
ABD’nin stratejik hedefleri konusunda fikir değişiklikleri
oluşmaya başladı.

1986 yılında ABD, şimdilerde uygulatmaya
çalıştığı “Türkiye himayesinden Kürdistan Planı”nı Evren ve Özal’ın oluruyla
Türk Ordusu’na da dayatmıştı.

Plan, Genelkurmay Başkanı Org. Nejdet Üruğ’un sert direnciyle karşılaştı ve
engellendi. Daha sonra, ABD emrinde Kuzey Irak’a girme planına
karşı çıkan Org. Torumtay istifa etti, plan suya düştü.

Komutanlar, Amerika’nın Türkiye’yi bölmeyi amaçlayan planlar yaptığını ve bu
planları Türk ordusu eliyle uygulamaya koymak istediğini anladılar.

ÖKK, Gladyo’nun sultasından çıkarıldı

İşte bu süreçte, 1990 yılında Org. Doğan Güreş döneminde Özel Harp Dairesi,
Özel Kuvvetler Komutanlığı’na (ÖKK) dönüştürüldü, 1992’de de
personeli yeniden yapılandırıldı. Bu sadece bir isim değişikliği değil,
ABD ilişkilerinin sorgulandığı sürecin de somut bir sonucuydu.
Öyle ki; Özel Kuvvetler Komutanlığı ile Daire ABD ve Gladyo’nun
sultasından çıkarıldı!

ABD görevlileri Org. Karadayı döneminde ÖKK binasından
çıkarıldılar
.

NATO ve ABD ilişkileriyle,
ABD parasıyla, ABD eğitimiyle milletine karşı
oluşturulmuş olan bir yapı, artık Milli Kuvvet haline dönüştürülmüştü.

ABD, artık TSK’yı hedef aldı

Bundan dolayı ÖKK, ABD’nin hedefi haline geldi!

Özel Kuvvetler Komutanlığı, Türk Ordusu’nun Kuzey Irak cephesindeki gücü
olarak ABD ile karşı karşıya geldi ve ABD tehdidine karşı
uyanışın Ordu’daki öncüsü oldu. 1994 yılı Ağustos ayında Org. İsmail Hakkı
Karadayı, Genelkurmay Başkanı oldu. 1995 Mart’ında da Türk Ordusu, Kuzey Irak’a
girdi. Türk birlikleri, Çelik Harekâtı’yla ABD’nin egemenlik alanına müdahale
etmişti. Çünkü o bölge ABD ordusunun işgali altındaydı.

İşte ip burada koptu.

Türk Ordusu üzerindeki denetimi elinden kaçırdığını anlayan
ABD
ateş püskürmeye başladı.

Amerikan ordu dergilerinde “Türk Generalleri hizadan çıktı” cinsinden haber
yorumlar yayımlandı.

ABD, Muavenet gemimizi topa tuttu, askerlerimizi şehit etti.
Temmuz 2003′de Kuzey Irak’ta Süleymaniye’de Özel Kuvvetler
birliğimizin başına “Kürt liderlere suikast yapacaklardı” bahanesi ile çuval
geçirdi.

Ahmet Akgül isimli Milli Görüşçü yazara göre, Türk subaylarının başına çuval
geçirilmesinden sonra Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları’nın istifa
edeceği hesaplanıyordu. Ancak asker olaya çok öfkelenip yönetime el koymaya
kalksaydı Amerika Erdoğan ve Gül’ü kaçıracaktı.

ABD Ordusu, TSK’ya resmen savaş ilan etti

ABD ordusu Nevada Çölü’nde “Binyılın Meydan Okuması” adı
altında Türkiye’yi işgal tatbikatı yaptı.

Bu tatbikat, ABD tarihinde o güne kadar görülen en kapsamlı
ve en uzun süren tatbikat idi.

ABD’nin PKK’ya yardımını belgeleyen Org. Eşref Bitlis, uçağı
düşürülerek şehit edildi. Malatya’da ÖKK birliğini taşıyan uçağımız düşürüldü.

Daha sonra, Amerikan ordu dergisinde Türkiye’nin Güneydoğusu’nu da içine alan
Büyük Kürdistan haritası yayımlandı.

Belki anlamayanlar vardır diye İtalya’daki NATO
toplantısında ABD‘li subaylar bu haritayı ekrana yansıttı.

Türk subayları toplantıyı terk etti. Böylece ABD, Türk
Ordusu’na karşı savaşı fiilen başlattığını alenen açıklamış oluyordu.

MGK iç tehdit tanımını değiştirdi

Bundan başka, Milli Güvenlik Kurulu, iç tehdit kavramını değiştirdi. Eskiden
solculuk ve komünizm “iç tehdit” olarak görülüyordu. Şimdi ise “ırkçı
milliyetçilik, bölücülük ve irtica” iç tehdit kapsamına alınmıştı. Yani MGK,
Amerika’nın maşası olan akımları iç tehdit kapsamına almıştı.

Bu durumda, ABD’nin Türk ordusuna karşı savaş ilan etmekten
başka bir çaresi kalmamıştı.

ÖKK, Gölbaşı’nda kendi yeri ve binası için çalışmaya başladığında da,
yolsuzluk iddialarıyla saldırıya uğradı.

Yapısı sivilleşen, içi boşaltılan, etkisi kısıtlanan Milli Güvenlik
Kurulu’nun Toplumsal İlişkiler Başkanlığı’nı ÖKK bünyesine
dahil etmek ve ÖKK’nın 2006 yılında tümen seviyesinden kolordu seviyesine
çıkarılması da ABD‘nin kızgınlığını arttırdı.

ÖKK‘ya yönelik giderek artan ve karargâhının basılması
noktasına kadar varan saldırının en önemli nedenlerinden biri de Org.
Büyükanıt’ın Genelkurmay Başkanlığı döneminde yapılan bir değişiklikti.

Gayrı Nizami Harp tanımını değiştiren ÖKK, tanıma şu ifadeyi
ekledi:

“Düşmanın fiziki, ekonomik, psikolojik, siyasi vb. işgallerine maruz kalmış
bir bölgede işgali ortaya çıkarmak, engellemek ve karşı tedbirleri uygulamak”…

ABD ordusu resmen bir tehdit

Bu ifade, yalnızca 50 yıldır NATO aracılığıyla ve Özel Harp
Dairesi üzerinden denetlenen TSK’nın yaptığı bir tanım
değişikliği değil aynı zamanda yeni sürece ilişkin tehdidin kaynağına yönelik
bir durum saptamasıydı!

ABD, bölge politikalarını TSK‘yı “ikna
etmeden” hayata geçiremeyeceğinin farkında. TSK’yı sindirmenin
en kritik mevzilerinden biri de Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bayrak dikmek!

Dick Cheney ile Ergenekon saldırısı başlatıldı

Ergenekon saldırısı, ABD‘nin Irak işgali öncesinde
başlatıldı. Beşiktaş Terör Örgütünün kurulmasına, AKP iktidara gelmeden önce
başlanmıştı.

Tayyip Erdoğan bizzat kendisi anlatıyor: (19 Ekim 2008)

“Bu işe ben Emniyet’le başladım. Belirli bir evreye geldikten sonra
bunu Savcılığa verdik. Ergenekon soruşturması konusunda yargı ile yakın
işbirliği içindeyiz. Bunlar iktidara gelmeden yaptığımız tespitlerdir..”

Tarih 19 Mart 2002, Ankara …

Amerikan Başkan Yardımcısı Dick Cheney 12 bölge ülkesini ziyaret ettikten
sonra Ankara’ya geldi. Morali bozuktu. Zira Irak’ın işgali için umduğu desteği
bulamamıştı. Hemen Köşk’e çıktı. Cumhurbaşkanı Sezer, tüm dünyaya söylediğini
bir de ABD’ye söyledi: “Uluslararası oydaşma ararım”.

Ardından Başbakanlığa geçti.. Ecevit, “İşgale karşıyız” dedi. Sonra akşam
yemeğinde, protokolde olmamasına karşın, ısrarla Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu
ile görüştü. O da kesin bir dille tersledi…

Ayrıca Org. Kıvrıkoğlu, ABD işgali öncesinde Kuzey Irak’a
girerek bazı bölgelerde mevzilenme planı yapmıştı. Cheney ertesi sabah yapacağı
basın toplantısını iptal etti. Palas pandıras ABD‘ye döndü.

4 Mayıs 2002

Başbakan Ecevit, “bağırsak rahatsızlığı” nedeniyle hastaneye kaldırıldı…
Aylarca hastanede kaldı…

Rahşan Ecevit onu adeta hastaneden kaçırmasa Başbakan
ölüyordu
.

2001 yılında “ekonomiyi kurtarmaya” ABD’den gelen Kemal Derviş, basının
karşısına çıkıp “siyasal belirsizlik”ten bahsetti.

Sonra…

Devlet Bahçeli, “3 Kasım’da erken seçim” dedi.

4 ay sonra…

Türkiye sandığa gitti. Ve, AKP tek başına iktidara geldi.

ABD, Irak’ın işgaline karşı çıkan bir askeri – siyasi heyeti
birkaç ayda tasfiye etmişti. Hem Ecevit, hem de ABD işgaline
karşı planlar yapan Org. Kıvrıkoğlu tasfiye edilmiş, yerlerine ABD saldırısını
destekleyen AKP hükümeti ve Org. Özkök gelmişti.

AKP’nin işbaşına gelmesiyle birlikte Ergenekon saldırısı da başlamış oldu.
Amerika’ya karşı olan tüm güçler ve Türk ordusu, Ergenekon tezgahı ile saf dışı
bırakılacaklardı.

Fehmi Koru, Yeni Şafak’ta “Ergenekon’un düğmesine Tayyip Bey ile Bush’un Oval
Ofis’teki görüşmesinde basıldı” diye yazdı…

ABD’nin ana hedefi

ABD‘nin ana hedefi: Öncelikle Kuzey Irak’ta kurulmuş olan
Barzani Devleti’ni Türkiye’nin tanıması ve fiilen himayesi altına almasıdır.
Çünkü ABD Irak’tan çekildikten sonra, Irak Arapları ve İran,
Barzani Devleti’ne karşı harekete geçebilirler..

Böylece ABD hem Barzani Devletini emniyete almış olacak, hem
de Irak ve İran ile karşı karşıya gelmiş olan Türkiye, ABD‘ye
daha fazla mahkum hale gelmiş olacaktır.

Neden Barzani Devleti ABD için bu kadar önemlidir?

Çünkü, Büyük Ortadoğu Projesi’nin ana hedefi olan Büyük Kürdistan’ın
başlangıç noktası Kuzey Irak’taki Barzani Devletidir. Irak saldırısının esas
amacı da zaten Barzani Devletinin kurulması idi.

Barzani Devletinin emniyete alınmasıyla birlikte eş zamanlı olarak Türkiye’de
“Kürt Açılımı”nın tamamlanması gerekmektedir. Bu sayede Güneydoğu Anadolu’da
özerk bir yapı oluşturulacak ve zaman içinde bu özerk yapı Barzani Devleti ile
şu veya bu biçimde bütünleştirilecektir.

Bundan sonra, İran ve Suriye’den de parçalar koparılarak Büyük Kürdistan’ın
oluşturulması daha kolay hale gelecektir.

Büyük Kürdistan, İkinci İsrail olacaktır. Yani Orta Doğu, Kafkaslar ve Orta
Asya’yı, burada kuracağı üsler vasıtasıyla kontrol edecek, Büyük Ortadoğu
Planı’nın amacını, yani 24 Müslüman ülkenin rejimlerini ve sınırlarını
değiştirmeyi daha kolay gerçekleştirebilecektir.

Kilit nokta ÖKK ve Türk Ordusu

Ama bütün bunları yapmak için, Türk Ordusu’nun vatanı savunma iradesinin
kırılması gerekiyordu.

Ergenekon tezgahları ile aynen Endonezya’da yapıldığı gibi önce Türk
ordusunun saygınlığı yok edilecek.

Türk ordusu, Amerikancı AKP hükümetinin Barzani Devleti’ni
tanıma ve himaye altına alma yolunda attığı adımlara ses çıkaramayacak.

“Ordu siyasete karışmamalı”, “Ne yani, yine darbe mi yapmak istiyorsunuz”
suçlamaları ile susturulacak.

Özel Kuvvetler, Güneydoğu’da kışkırtılacak olan bir ayaklanmaya müdahale
edemeyecek.

İşte, son “Arınç suikasti” tertibini de bu açıdan ele
alabiliriz.

Sonuç

Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda yapılan aramalar aynı zamanda, Genelkurmay
Başkanı’nın yanına Kuvvet Komutanlarını da alarak Trabzon’da Oruç Reis
Fırkateyni’nde yaptığı açıklamalara cevaptır.

Amerika, TSK’nın Başbuğ’un ağzından yapmak istediği kendini
savunma girişimine yeni bir atak ile karşılık vermiştir.

Bugünkü durum, Türk Ordusunun yıllar yılı NATO kontrolüne
terk edilmesinin bir sonucudur.

ABD, NATO anlaşmalarına ve yapılanmasına dayanarak
içimizdeki operasyonu yürütebilmektedir.

Türk Ordusu’nun NATO içinde kalarak milli niteliğini
muhafaza edemeyeceği ve kendisini koruyamayacağı artık son gelişmelerle bir kez
daha kanıtlanmıştır.

Genelkurmay Başkanlığı, Türk Ordusu’na yönelik asimetrik psikolojik saldırıyı
yapanların kim olduğunu açıklayarak milletimizi bilgilendirmelidir.

Sizce de bilgilendirmeli midir? Yoksa hepimiz herşeyi biliyor muyuz ? Suat
Narin’in bu yazdıklarını çok daha önceden bildiğimizi sandığımız gibi…

(yAVUZ cAN yAZICI)
facebook

http://www.adresmerkezi.com/view-4833258-663-dunya.html

Perinçek : “İntihar ediyorsunuz!” – Ecevit : “İntihar ettik!”
Ali Serdar BOLAT – 14 Ağustos 2012 
http://dunya48.com/index.php/siyaset/11011-ali-serdar-bolat-perincek-intihar-ediyorsunuz-ecevit-intihar-ettik.html

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir