ENGİN ALAN'DAN ÇARPICI SAVUNMA
Önce Kültür Arşiv

ENGİN ALAN’DAN ÇARPICI SAVUNMA

ENGİN ALAN’DAN ÇARPICI SAVUNMA
ENGİN ALAN'DAN ÇARPICI SAVUNMA

Engin Alan, “Ancak ne var ki durum karşısında acı gerçek tokat gibi suratıma
çarptı. Ülkeyi, devleti, böldürmem’ diyen bunun için savaşan Engin Alan’ın, ’Biz
bu ülkeyi, bu milleti böleceğiz’ diyen Sebahat Tuncel kadar bir kıymeti
harbiyesi olmadığı gerçeği ile yüzleştim” diye konuştu.

Balyoz Davası’nda
mütalaaya karşı savunmasını yapan tutuklu sanık emekli Korgeneral MHP İstanbul
Milletvekili Engin Alan, “Duruşmanın başlangıcında yaptığım birkaç cümlelik ön
savunmamın dışında bugüne kadar hiç konuşmadım” diyerek sözlerine başladı.
Cumhuriyet Savcılarının 920 sayfalık mütalaayı mahkemeye sunduğunu hatırlatan
Engin Alan,” Mütalaada, 3 sayfada benimle ilgili delil ve değerlendirmelere yer
verilmiş. Ancak geldiğimiz bu noktada bunları uzatmanın bir manası yok olmadığı
kanaatindeyim. Mütalaaya karşı beyanlarımı yazılı olarak mahkemeye sunacağım”
diye konuştu.

Alan
“Zaman tünelinde geçmişten bugüne kadar yaptığım hızlı bir yolculukta kendimle
ilgili gördüğüm manzara şudur; tam 40 yılım TSK’da devlete, ülkeye ve millete
hizmetle geçti. Uzun yıllar devleti, ülkeyi ve milleti paramparça etmeyi
amaçlayan bölücü terör örgütü ile mücadele ile geçti. Bu mücadelede hayatlarını
bu vatan için feda eden bir değil, birçok Mehmet’i al bayrağa sarıp kutsal vatan
topraklarına Yüce Tanrı’nın şefkat ve merhametine teslim ettim. Gözümü, kolunu,
bacağını kaybeden Gazilerim oldu. Onlardan bazıları buraya bu mahkeme salonuna
kadar geldi. Kucaklaştık. Hep gözlerime baktılar. “Komutanım ne oluyor’
dercesine. Sadece ’Allah devlete, millete zeval vermesin’ diyebildim. Çünkü
söylenebilecek başkaca bir şey yoktu” dedi.

“BİR SABAH UYANDIĞIMDA
’DARBECİ OLDUN’ DEDİLER”

“Göğsüme madalya taktılar” diyen Engin Alan,
“Televizyonlarda, gazete sayfalarında yere göğe sığdırılamaz oldum. Sonra aradan
yıllar geçti. Bir sabah uyandığımda ’darbeci oldun’ dediler. Bu sefer güzergahım
PKK ile mücadele ettiğim dağlar değil, mahkeme, emniyet ve savcılık üçgeni oldu,
tutuklandım. Ne hazindir ki hakkımızdaki övgülerin, methiyelerin yerini
itibarsızlaştırma ve alçakça saldırılar aldı. Yağmur yağmış salyangozlar ortaya
çıkmıştı. En son 11 Şubat 2011’de de ’Siz içeri’ dediniz. Böylece 14 ayı
milletin iradesiyle seçilmiş bir milletvekili sıfatıyla olmak üzere hapishanede
22 ay neredeyse 2 yılı geçti ve bugüne geldik” diye konuştu.

“AYNI
ANAYASA AYNI CMK”

Alan, şöyle konuştu:

“Sayın başkan manzara
bu. Hani siz hep ’Maddi gerçek diyorsunuz’ ya benimle ilgili maddi gerçek bu.
Tüm samimiyetimle şerefimle temin ediyorum. Beni burada en çok yaralayan ve
canımı yakan konuyu ifade etmeden geçemeceğim. Şimdi size bir resim
göstereceğim. (Heyete gazete kupürünü gösterdi) Milletvekili Sebahat Tuncel,
PKK’nın Eruh Şemdinli baskınının yıl dönümünde halay çekiyor.

ENGİN ALAN'DAN ÇARPICI SAVUNMA

Sözcü Gazetesi’nin
17 Ağustos 2012 tarihli haberinde. Bu 29 Ekim, 30 Ağustos kutlamaları değil. 15
Ağustos 1984’te silahlı eylemi başlatmanın ve devlete başkaldırılışının
yıldönümü. Milletvekili Sebahat Tuncel hem halay çekiyor, hem de şöyle diyor:
“Tek yol vardır o da Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüdür” diyor. Şimdi bir Engin
Alan’ın bir de bu muhterem bayanın durumuna bakalım. Bu çok Sayın Hanımefendi,
PKK terör örgütü üyeliği suçundan tutuklu iken 2007’de milletvekili seçildi ve
de şayet yanılıyorsam lütfen düzeltin bu mahkemenin farklı üyelerden oluşan
heyeti tarafından serbest bırakıldı. 
Ben de 2011 seçim sonucu milletin verdiği
oylarla milletvekili seçildim. Siz ise Anayasa’nın 14. maddesini gerekçe
göstererek benim tutukluluğuma devam ettirdiniz. Oysa Anayasa, aynı CMK, aynı
TCK 2007’de de yürürlükteydi”

“NE YAPACAKSINIZ SAYIN
BAŞKAN?”

“Ancak ne var ki durum karşısında acı gerçek tokat gibi
suratıma çarptı” diyen Engin Alan şöyle devam etti:

“’Ülkeyi, devleti,
böldürmem’ diyen bunun için savaşan Engin Alan’ın, ’Biz bu ülkeyi, bu milleti
böleceğiz’ diyen Sebahat Tuncel kadar bir kıymeti harbiyesi olmadığı gerçeği ile
yüzleştim. Sokaklarda Öcalan’a özgürlük, Kürtlere, Kürdistan’a özgürlük, diye
bas bas bağıran, devletimin görevini yapmaya çalışmaktan başka bir günahı
olmayan şerefli bir polis amirine pervasızca tokatlayan,

ENGİN ALAN'DAN ÇARPICI SAVUNMA

bayramdan hemen önce
yanındaki 8 BDP’li milletvekili ile birlikte Şemdinli kırsalında üstelik milleti
geri zekalı yerine koyup sanki tesadüfmüş gibi PKK’lı teröristlerle buluşup,
onlarla kucaklaşıp, öpüşüp, koklaşan çok sayın miletvekili Sebahat Tuncel’in
yanında,

ENGİN ALAN'DAN ÇARPICI SAVUNMA

yıllardır bunlar olmasın diye mücadele eden sonunda da akıllara zarar
bir darbe teşebbüsü iddiası ile 22 aydır tutuklu yargılanan Milletvekili Engin
Alan’ın esamesi okunmaz. İşte bugünün gerçeği, tam da budur.”

Engin Alan
savunmasını şöyle tamamladı:

“Sizlere gelince ya siz ne yapacaksınız
Sayın Başkan? Bu ülkeyi en az benim kadar sevdiğinize inandığım sayın hakimler.
Ülkede oluk oluk kan akarken, şehirlerde bombalar patlatılırken, masum insanlar
günahsız çocuklar hayatlarını kaybederken her gün 2-3 vatan evladı şehit
düşerken buna karşın milletvekili sıfatıyla birileri teröristlerle kucaklaşıp, ’
Onlar terörist değil, gerilla onlar bizim çocuklarımız’ derken siz ne
yapacaksınız Sayın Yargıçlar? Az kaldı ne yapacağınızı da hep beraber
göreceğiz”

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir