ASTSUBAY CAMİASININ YÜRÜYÜŞÜNÜN TÜRK SİYASİ TARİHİ AÇISINDAN ÖNEMİ
Genel

ASTSUBAY CAMİASININ YÜRÜYÜŞÜNÜN TÜRK SİYASİ TARİHİ AÇISINDAN ÖNEMİ

Her Türk vatandaşının malumları olduğu üzere, Atatürk’ün bedenen aramızdan ayrıldığı 1938 yılından itibaren bir türlü gelişemeden, tarım ve sanayi toplumunun gereklerini yaşamadan, ülkemizde hiçte altyapısı olmayan hizmet sektörünün içinde kendimizi buluverdik.

Atatürk zamanında Kayseri’de UÇAK üreten topluma ne olmuştu?

Neden hizmet sektöründe kendimizi buluverdik veya sanayi toplumunun karakteristik özelliklerini yaşayamadık?

Kıymetli okuyucularım,
Ülkelerde tıpkı insanlara benzer bazı gelişmeler göstermekte.
0–6 yaş: tarım toplumu
12–18 yaş: sanayi toplumu
18 yaş sonrası: hizmet sektörü dönemleri diyebiliriz.
İşte bu saydığım dönemlerden birisini tam atlatamadan, gereği gibi yaşamadan bir üst dönemi yaşamaya çalışırsanız ülkede hiçbir zaman istikrar sağlanamaz.

Aslında her dönemi gereği gibi yaşayacak hem zamanımız, hem de insanımız vardı.

Ancak Osmanlının son zamanlarından kalma bir gelenek olsa gerek, bazı güç sahipleri bilimdışı bir şekilde gücünü kullanmış, ülkenin gelişim evrelerini tamamlamasına müsaade etmemiştir.

Kim niçin müsaade etmemiştir?

Güçlü merkez otorite isteyen ve önemini kaybetmekten çekinen merkez,
kol emeği ile çalışan, kadere inanan, kendi içine kapanık, tarıma dayanan toplumu tercih ediyor;
sanayileşmiş ve sonrasında da hizmet sektörüne geçmesi gereken, dünyanın süper gücü olması gereken TÜRKİYE’nin önünü kesiyordu. Ayrıca, ekonomik gücü ellerinde bulunduran sınıflar da, diğer sınıflarda belirli bir sınıf bilincinin oluşmaması için çaba harcarlar; eğer oluşmuş bir sınıf bilinci varsa, bunu zayıflatmaya çalışırlar. Şu an TEMAD’ ile ilgili haberler bazı medyada ve TV’lerde yoksa sebebi budur.

Sınıf bilinci niçin azaltılmaya çalışılır?

Kendiliğinden var olan bir toplumsal sınıfı, toplumsal güce dönüştüren temel öge, sınıf (örgüt) bilincidir; bu sınıf örgütlendiği zaman da siyasal sınıf ortaya çıkar ki bu iş ne merkezi otoritenin, ne de ekonomik gücü elinde bulunduranların işine gelir.

Türkiye’de halen okur-yazar olmayan insanımız varsa bunun ana sebebi de yukarıda saydığım nedenlerdendir.

Cahil kadercidir, cahil her şey Allah’tandır der, cahil itaatkârdır, cahil kolay yönetilir.
Cahil hiçbir şeyi sorgulamaz.

İşte batı toplumları, toplumsal evrelerini zamanında geçirdiği için bu günkü refah düzeyinde.
Biz ise sanayiyi tam olarak gerçekleştiremediğimiz için dışa bağımlı olduk, hizmet sektöründe de öyle. Ne yazık ki şu an yazı yazdığım bilgisayar bile Türk malı değil.

Yarın (17.04.2005) ki Emekli Astsubaylar Derneğinin yapacağı yürüyüş Türk siyasi tarihi açısından, hepimiz için hayati öneme haizdir. Assubayların yürüyüşünü, kendini Türk hisseden, ülkesini seven tüm ATATÜRKÇÜLERİN desteklemesi ve ülkesine karşı sorumluluğunu yerine getirmesi gerekir.

Ey halkım!
Merkezi yönetimin başındaki Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay başkanı ve bir de Ekonomik Gücü elinde bulunduranlara; sık sık birlik beraberlik mesajları yayınlayarak, bizleri uyuşturup korkutanlara dikkat edin.

Onlar çıkarlarına asla dokundurtmazlar, ama onların korkulu rüyası örgüt bilincine ulaşmış insanlardır.

Assubay camiası bilinçli bir örgüttür!
Assubay camiasını yollara dökmüştür!
Vatansever insanlar boşuna yollara çıkmaz!

Bakalım bizim köşe yazarlarımız ve bilim adamlarımız konuyu nasıl değerlendirecek, konu hangi basın yayın organlarında kaç gün konuşulacak yaşayıp göreceğiz…

Meslektaşlarıma ve bizi destekleyen halkımıza saygı ve şükranlarımı sunuyorum…

17.04.2005
kuvayimilliye.net

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir