30 Ekim 2008 tarihli yazımız:
Demokrasi Kültürü.
En basit anlamıyla halkın kendi kendini yönetmesi anlamına gelen demokrasi, Yunanca halk anlamında olan “demos” ile yönetim anlamına gelen “kratos” kelimelerinin birleşmesinden anlam kazanmış…
Türk Halkı, Atatürk’ün bir eseri olan Halka Dayalı Demokratik Cumhuriyeti 85 yıldır yaşamaya ve öğrenmeye çalışmaktadır.
İnsana saygı temelinde geliştirilmiş bir sitem olan demokrasi, insanın doğuştan gelen haklarına ve dolayısıyla insana, eşitliğe ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir sistem. İnsanlar arasında barıştan, dostluktan, eşitlikten yana…
Fakat her sistemde olduğu gibi demokrasinin de eksik yönleri yok değildir… Eksik yönünün başında da insanları okumaya, araştırmaya, birbirine saygıya, bir araya getirmeye zorlayamamasıdır… Esasında zorlama da değildir. Bir medeni yaşam tarzıdır demokrasi…
İnsan yine de “keşke” demokrasinin böyle bir özelliği olsaydı da hakları olduğu halde, seçme hakkını kullanmayan insanları seçim sandığına getirebilseydi. Veya göz göre göre meydanda duran haksız uygulamaları tarayıp düzeltebilseydi, kendiliğinden… Belki de demokrasinin eksik yönleri bunlardır, ne dersiniz?
Anlaşılacağı üzere, okuyan, araştıran, haklarına sahip çıkan, saygı duyan ve haklarını bizzat kullanan insanların olduğu yerde demokrasiden söz edilebileceğinin üzerinde durmak istiyoruz…
Son olarak ülkemizde 22 Temmuz 2007 tarihinde genel seçimler yapıldı.
Bir bakalım insanımız hakkını ne oranda kullanmış: Yüksek Seçim Kurulu’nca açıklanan, kesin seçim sonuçlarına göre 42 milyon 799 bin 303 kayıtlı seçmenden 36 milyon 56 bin 200 kişi seçimlerde oy kullanmış…
Seçimlere katılım oranı yüzde 84.25.
Başka bir deyimle seçmenin yüzde 15.75’i seçime katılmamış. Seçim barajının çok üzerinde bir oran Cumhuriyetin kazanımı olan, yöneticilerini seçme ve nihayetinde kendisini yönetmenin aracı olan demokratik hakkını kullanmamış.
Seçime katılım oranından da anlaşılacağı üzere, ülkemizdeki demokrasi kültürü halen gelişmeye muhtaç…
Peki, bu gelişim nasıl sağlanabilecek?
Eğitim, öğretim, okuma alışkanlığının kazanılması, paneller, konferanslar, gönüllülük esasına dayalı birliktelikler (dernekler, sendikalar vb.) oluşturulması ve bütün bunların etkisiyle elde edilecek bilinç yoluyla, demokrasi kültüründe gelişimin sağlanılabileceği düşünülebilir…
Demokraside süreklilik arz eden katılım esas…
Demokrat insan, oyunu verdikten sonra da denetimini sürdürebilen, sorgulayabilen, yönetime etki yapabilen, katkı sağlayabilen, hukuk çerçevesinde insani haklarını alabilmek, bazen de kazanılmış haklarını koruyabilmek için çaba gösterebilen insandır, diyoruz…
Demokrasi kültürünün hâkim olduğu yerde, belli bir oy oranı ile seçimi kazanıp iktidar olan insanların; gördükleri aksaklıklar üzerine demokratik haklarını kullanıp baskı uygulayabilen insanları görmeleri halinde, izledikleri yolu, gelen tepkilere göre gözden geçirme durumunda kalmaları beklenir…
Temeli insana saygı ve hukukun mutlak üstünlüğü olan demokrasinin gelişimine katkı sağlayan, demokrasi kültürüne inanan insanlarımıza saygı ve sevgi ile… 30 Ekim 2008