Demokrasiyle idare edilen Ülke insanlarının en güvendikleri yer hukuktur. Hukuk, demokrasiyi korur, kollar ve yaşamının sağlıklı devamını sağlar.
Ülkemiz seçim bölgelerinde yaşatılan sıkıntıların çözüm yeri olarak gördüğüm hukuk makamlarının, aynı zamanda kendilerinin tarafsız olduğunu kanıtlama zamanı bu günlerdir. Seçim sonuçlarına yapılan itirazlarda, seçimleri düzenleyen esasları ve bunlara dair yasal yaptırım gerekliliklerini dikkate alması öncelik olmalı, delillerin gerçekliğinden hareket edilerek tarafsızca yapılacak “yeniden sayım” işlemlerinin kısa sürede sonuçlandırılarak, halkın hukuka olan güveni sarsılmamalıdır.
Demokrasimiz, Ülkemizin çağdaşlaşması ve kalkınması bakımından vazgeçilmez değerlerimizin başında gelendir. Halkımızın demokrasi kültürünün gelişmesi, bağımsız yargının evrensel hukuka uygun vereceği kararlarla yeşereceği ve boy atacağı gerçektir.
Her ne kadar bir ülkede demokrasinin gelişmesine sorumluluk üstlenecek kurumların başında siyasi partiler gelir dense de, Ülkemizde siyasi parti lider ve yöneticilerinin bu esaslı düşünceye ne kadar yakın durdukları hepimizin bilgisindedir.
Yanlı ve bencil talep ve isteklerinin geçemeyeceği, taviz göremeyeceği tek kurum olarak görülen bağımsız yargı ve hukuk makamlarıdır. Seçimlerin hemen sonrasında ortaya çıkan ve/ya da açıklanan sonuçlara bazı siyasi partilerin itirazları yerinde görünmezken, aynı seviyedeki bir başka yerdeki bir başka partinin itirazının kabul edilmesi gibi, hukukun temel ilkelerine ve yargının bağımsızlığına gölge düşürücü konumlara tanık olmaktayız. Tam da burada demokrasi adına karar verecek olan hukuk makamlarıdır. Tarafgir kararlar, seçmenlerin insan haklarına tecavüz sayılacağı gibi, Ülkemiz demokrasine yapılacak bir sabotaj olarak değerlendirilmelidir. Bu tür olumsuz işlemlere olur verilmemelidir. Hukukun güvenilirliği bakımından tartışmalara yol açılmamalı, Türk demokrasisinin yaşamı korunmalıdır. Bu güzel ülkenin bir yurttaşı ve laik Cumhuriyetimizin savunucusu olarak;
Hukuk makamlarını ve görevlilerini “demokrasimizi korumaya ve kollamaya” çağırıyorum.
