Genelkurmay karargâhında Allah-ü Ekber sesleri
Genel

Genelkurmay karargâhında Allah-ü Ekber sesleri

Bir milleti tarikatçıların elinden özgürleştirmeye çalıştı Atatürk,

Nefret edişleri, aşağılayışları hep ondandır.

Aslında yazacak pek bir şey de yok.

Her şey apaçık ortada…

Fakat sorgulayamayan büyük bir halk kesimi var.

Türkiye’nin ilerideki adı ne olur, ajandalarında yazılıdır mutlak,

Fakat;

İleri demokrasi denilirken, genelinde Olağan Üstü Hal ile tanıştı Türkiyeli ümmet.

Geçmişte başta olanlar sahte Atatürkçülerdi, bunda kuşku yok, her şeyi kendilerine yontuyorlardı,

Ancak bir şeyi yapıyorlardı,

Silahlı Kuvvetlerin içerisine dinci grupları sokmuyor, girenleri de atıyordu.

Bu ortam içerisinde eğitim öğretim, ezberci de olsa umutla yürüyor,

Her dinden insan ibadet güvenliği içerisinde yaşıyor,

Tarikatlar marikatlar,

Rahat rahat silahlı kuvvetlere, Atatürk’e, Laikliğe, Demokrasiye, Cumhuriyete sövüp sövüp duruyor, heyecanla taraftar topluyordu Cumhuriyeti ortadan kaldırmak için…

Tarikatların en marifetlisi nurcular, günümüzdeki lideri Fethullah Gülen geçmişte Evreni’de desteklemiş Anayasa oylamasında,

Devlet içerisine sızmak için tüm dini kuralları kaldırmış, kutsal amaçları için…

Ve Nurettin Veren’in deyimiyle sızmış silahlı kuvvetlere yüzde 40, her kurumda olduğu üzere…

Nurcular el vermiş diğer tarikatlara…

Nakşilerle ittifak kurmuş, ülkeyi yönetmişler…

Atamalar yapmışlar, harıl harıl,

Birlikte yol almışlar devletin can damarlarında fakat idari yapı eğitimsel yönden nurculardan yana…

Wikileaksta AKP iktidarı şöyle geçiyor; dindarlar, milliyetçiler, pragmatikler. Gülen, hükümetin gizli ortağı.

Genelkurmay Başkanını dahi, içeriden verilen bilgilerle tutuklatmış olan silahlı kuvvetler, daha da geriye gidilirse, Ergenekon ve Balyoz ile içi boşaltılan silahlı kuvvetler, o zaman bir darbeye girişmemişken, 15 Temmuz’da bir darbe girişimi yaşandı silahlı kuvvetler içerisindeki “bir kesim” dinci kesimden.

Aynı gün birkaç saat önce darbeden MİT’çe haberdar edilen Genelkurmay Başkanının boğazına silah dayanıyor, başı koltuğa bağlı olarak derdest edilip helikoptere alınıyor, şehirler üzerinde savaş uçakları ölümüne bombalar yağdırıyor, tanklar önüne gelen içinde insan olan araçları ezerek köprüye ilerliyor…

***

Bu dinci olduğu görülen darbeden önce ise; daha yeni seçimden çıkmış olan hükümetin değişikliğine gidilmiş, halkın oyu ile seçilen Başbakan görevden alınmıştı.

Dolayısıyla bu darbenin görünen yüzü olan halen işkence fotoğrafları Anadolu Ajansından yayınlanan kişilerin dışında, sivil uzantılarının gün yüzüne çıkmadığı, işin oraya uzamadığı görülmekte.

Sivil kişilerden, okyanus ötesinde yaşayan Gülen üzerinde durulurken, Türkiye’de yaşayan ve belki de siyasette etkili simler daha ortaya çıkmadı, çıkarılmadı. Belki de onlara hiç dokunulmayacak. Dokunulursa belki de tabanda, seçmende kayma meydana gelebilecek. Ve o siviller de, bu dinci darbeyi dışarıdan teşvik ettiklerini sır olarak mezara götürecekler… Ya da darbeciler bunları açıklayacak. Bu nedenle, görünen darbecilere yönelik olarak, idam asla getirilmemelidir!

Sonuç itibari ile dinciler nihai hedeflerine ulaşmış, bir zamanlar dincilerin atıldığı, başörtüsü yasaklarının savunulduğu, Genelkurmay Başkanlığı içerisinde sivil ama “kim olduğu bilinmeyen” kişiler Allah-ü Ekber nidalarıyla cirit atmış, propaganda yerine ulaşmış görünüyor.

Şimdi, dinciler daha büyük gösteriler görmek istiyor,

Sorgulayamayan topluluklar böyledir, asla azla yetinmez…

Ve FETÖ buna sağlam bir zemin hazırlamıştır!

***

MİT tarafından Cumhurbaşkanına bildirilmediği (1) basına yansıyan darbe girişimi, Genelkurmaya 16:30’da bildiriliyor.

Star’da 18.7.2016’da yer alan haber şöyle:

“16.00: MİT darbe planını istihbar ediyor.

16.30: MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Genelkurmay İkinci Başkanı’nı TSK’daki hareketlenmeden haberdar ediyor.

17.30: MİT Müsteşar Yardımcısı, Genelkurmay Karargâhı’na gidip, Genelkurmay İkinci Başkanı’na darbe planı hakkında detaylı bilgi veriyor.

18.00: Bilgilendirmeyle yetinmeyen MİT Müsteşarı olayın önemine binaen bizzat Genelkurmay Karargâhı’na giderek, Genelkurmay Başkanı, Genelkurmay İkinci Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı ile gizli bir toplantı yapıyor.”(2)

Darbeye katılan, 600 bin kişilik silahlı kuvvetin yaklaşık 5 bin civarı olduğu basına yansıdı.

İfadelerden yansıdığı kadarıyla olacaklardan habersiz kimi personel evlerinden, mesai sonrası sahillerde dolaşırken, evine alışveriş yaparken alel acele kışlaya çağrılmış, tatbikat vs. var diye. Sonra adeta derdest halde araçlara bindirilişler…

Silahlı kuvvetlerce, cep telefonlarına Bayram Mesajı çekilen silahlı kuvvetler personeline, bu önemli bilgi de cep mesajı olarak çekilseydi, bu katılım, bu hareket olur muydu?

***

15 Temmuz saat 18:00’a kadar Türkiye’de konuşulanlar;

İsrail anlaşması,

Rusya anlaşması,

Almanya ilişkileri,

Yolsuzluklar,

Yoksulluklar,

Artan dış borç,

Reza konusu,  

Panama Belgeler,

Suriyelilere vatandaşlık ve TOKİ’den ev verilmesi,

Atatürk Hava Limanı’nın IŞİD’ce bombalanması,

Anaokulu, ilkokul öğrencilerinin okullarda maketten Kâbe Etrafında döndürülmesi,

Ensar Vakfı tecavüzleri,

Yaralı PKK’lı ve PYD’lilerin Türkiye’de tedavi edilmesi,

Meclis Başkanının “Laiklik Yeni Anayasa’da olmamalıdır” sözleri,

PKK’ya karşı izlenen yanlış siyaset,

IŞİD’in Türkiye’de 20 bin taraftarı olduğu konusu,

 IŞİD’in Kilis’e yerleşmesi ve “Türk yetkili ve askerlerinin görüldükleri yerde vurulması” fetvası, gibi, -bira konusu ve enkazı yazmasak da olur-her türlü siyasi değerlendirmeler böylece, bir çırpıda kapanmış, olmadı mı?

***

Hâlihazırda, silahlı kuvvetler içerisinde dinci yapılanmalara müsaade etmiş olan, silahlı kuvvetlerin 2000’li yılların başında son bulan tedbirleri kaynaklı, dincileri ordudan atmasından siyaseten beslenenler, ondan siyasi söylemler çıkartanlar, ordudan atılan dincileri yüksek ücrete işe alanlar, o türden olanlara “sen yolunda ilerle, iş garantin bizden” diyenler, seçmen kitlelerini peşinden sürükleyenler; şimdi, bir zamanların kendi dincileri, yol arkadaşları kaynaklı olarak, yüzde doksanı darbeye katılmamış olan askerin dışarı çıkmasını yasaklamış, nizamiyelerin önüne sivil iş makineleri yığmış durumda.

Anayasa’ya evet diyenler, Gülenciler, dinci yol arkadaşları, her istediklerini verdikleri, on yıl civarı hükümetinin gizli ortakları, Ergenekon, Balyoz senaryocuları yoluyla, ezilmiş olan silahlı kuvvetler yine aynı türden ezilmiş halde.

Adalet ve Kalkınma Partisi seçmeni, yıllar önce Menderes’in söylediği “siz isterseniz hilafeti bile getirirsiniz” kıvamında görünüyor. Gelen haberler, kışlaların dışından geçen sivil araçlar kornalar basarak geçiyor.

IŞİD’in fetvasıyla yazıyı bitirelim;

“Türk yetkili ve askerlerinin görüldükleri yerde vurulması” (3) (4.6.2016, basından)

Ve asker dışarı çıkamıyor.

Dipnotlar:

1. Erdoğan: Darbeyi eniştemden öğrendim

http://www.oncekultur.com/?Syf=26&Syz=515840&/Erdo%C4%9Fan:-Darbeyi-eni%C5%9Ftemden-%C3%B6%C4%9Frendim

2. MİT kalkışmayı 16:00’da Genelkurmay’a bildirmiş

http://www.oncekultur.com/?Syf=26&Syz=515650&/M%C4%B0T-kalk%C4%B1%C5%9Fmay%C4%B1-16:00da-Genelkurmaya-bildirmi%C5%9F

3. IŞİD:“Türk yetkili ve askerlerinin görüldükleri yerde vurulması”

http://www.oncekultur.com/?Syf=26&Syz=507315

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir