Emperyal duygudan yoksundur,
Emperyal kendinden olmayanı ezer geçer,
Her şey onun olsun ister,
Dayanamaz onun önünde ona karşı bilimsel, teknolojik, düşünsel gelişmeler sağlayamayanlar,
Emperyal, hedeflerine ulaşmak için ortaklıklarda, işbirliğinde sakınca görmez,
Onun ruhundaki aşkları bile kapitaldir,
Yarattığı bilimsel gelişmeleri ile üstündür madden, diğerlerinden,
Bu üstünlüğü kurban hisseder,
O her şeyi hak olarak görür,
Amaçlarına ulaşmak için din dâhil her şeyi kullanır, hedefteki için,
Adeta ona, onun dinini ihraç eder veya ayağına götürür,
Güneş batmayan imparatorlular kurar, güç ile.
Sözü geçerli olan emperyal, kendi içindeki dogmaları alt etmiştir,
Kimi sözde emperyaller, emperyalistçe; kılıçla, kaba güçle, silahla aldıkları yerleri koruyamaz dogma sarmalından kurtulamadığı için ve diğer emperyallerce emperyalistçe yol üzerinde yok edilir, tarih sahnesinden silinir, kurtulsa bile eskisi gibi değildir artık, büyük yaralar almış, kayıplar vermiş, çok şeyini yitirmiştir,
Bu yönüyle emperyal, vahşidir, emperyaliste geçtiğinde,
Tıpkı aç arslan sürüsünün zayıf gördüğü dev zürafaya saldırması gibi saldırır, birleşerek, pusu kurarak,
Birleştikten sonra bile birbirlerini aldatırlar, daha çok lokma için veya başka yerdeki av için,
Zayıf yönünü yakaladığı yerden girer hedefinin kalbine,
Sinsice ilerler,
Bir kene gibidir, emperyal,
Felç eder sinir sitemini,
Zaman içinde iç kanamadan götürür,
Bir emperyal ele geçirdiği, kuşattığı yerlerden elde ettiği kapital ile zenginleştirir halkını,
Diğerlerine;
Teknoloji satar,
Hizmet satar,
Sağlık satar,
Lüks yaşam sunar, ihtiyaçlarda kendisine bağlı olarak.
Emperyalin pençesine düşenin tek kurtuluşu, adeta ondan gizlice yaratabildiği bilimsel gelişmelerden geçer.
Her noktada, her konumda adamları vardır, geçiş zordur,
Zorlukların üstesinden gelerek, başaramazsa, bilimsel gelişmeleri gerçekleştirmeyi, belli bir süreliğine onlara tabii, bir uşak olarak yaşar, sonra o da gider elden…
Zaman gelir, uşak dahi yapmazlar.
Türkiye, emperyal zihniyetin kapitalizmine göre kurulmamış,
Onlara karşı, onlara rağmen elde kalan üzerine,
Atatürk’ün önderliğindeki milli mücadeleci halkın kurmuş olduğu bir devlet.
Kuruluştaki felsefe asla görmezden gelinmemelidir.
Yerli sanayici, girişimcideki gelişmelere göre Devletçi olunmasa da, ancak;
Halk için, adil paylaşım için, Halkçı olunmalıdır,
Millet için, Milli benlik için, Milliyetçi olunmalıdır,
İlelebet yaşam için, medeniyet için, Devrimci olunmalıdır,
Bilimsel bakış, insan farkı gözetmemek için, insanın insana saygısı için, Laik olunmalıdır,
Hukuk temelli, Demokratik Cumhuriyetçi olunmalıdır,
Olunabilirse, olunmalıdır.