ISLAK SÖZLER VE EYLEMLER!
Genel

ISLAK SÖZLER VE EYLEMLER!

Hiçbir şeyin kaybolmadığı bir dünyada ilerlerken, ardında bıraktıkları önemli, bir insan için.

14 Kasım 2009’da paylaştığım bir yazımızı facebook bugün hatırlattı. Yazdığımız sitelerde yayınlanmış yazıyı tekrar okudum, sonra, 2012 yılında yayına başlayan Önce Kültür’e baktım, eklememişiz.

ISLAK SÖZLER VE EYLEMLER!

Şimdi bir kez daha okuyalım istedim,

Orhan Kaya

***

ISLAK SÖZLER VE EYLEMLER!

Ümmet halkasından kaçan her insan büyük kayıp idi cemaat için… Şıh olarak, şeyh olarak, tarikat lideri olarak toplumda yer edinmiş kimseler birden bire gücünü kaybetmişti Atatürk devrimleri nedeniyle. Bütün bunların düşmanlığı bundandır, Atatürk’e ve O’nun devrimlerine.

Din duygularını siyasetten ve ticaretten arındıran laiklik ilkesine karşıydılar. Çünkü onların en önemli etkileme araçları, duygusal, ağlamaklı bir ses tonu eşliğinde Arapça sözlerden oluşan dini esasların, olayların halkın anladığı dilde çevirisi ve ardından ticaret ile siyaset… Dini lider, O’nu adeta evliya olarak gören insanlara sesleniyor, onları kendinden geçiriyor ve daha da önemlisi kendisine köle edebiliyordu oturduğu yerde oynadığı drama ile…

Özellikle de kendisini yetiştirme imkânı bulamadığı için cahil kalmış talihsiz insanların boynunda, ensesindeydi nefesi her an… Hele bir de dediklerinden birisi başına geldiyse esir edilen, beyni uyuşturulan talihsiz insanın, o anda daha da büyüyordu tarikatının lideri onun gözünde…

Onlar için Batıda olduğu gibi uluslaşma süreci, bilimsel gelişim süreci önemli değildi. Değişen ve çağı yakalayan, insanlara kişiliklerini teslim eden, bilime önem veren Türkiye onlar için ortadan kaldırılması gerekli bir ülkeydi. Duyguları esir alınan insanlar elden kaçmamalı ve menfaatlerinin üstün olacağı hilafet rejiminin yerleştirilmesi gereken bir ülkeydi, Türkiye…

Bunu gerçekleştirmek için her yol mubah onlar için. Hatta kanlı çatışma ortamı bile… Kutsal amaçları gerçekleştirebilmek için ortamına göre her söz söylenebilirdi ‘sözüm senin esirindir, söylersen esiri olursun’ (F:Gülen) şeklinde, altında gizli bir tehdit yatan tembihleriyle…

Dini amaçlarına alet edenler böyle. Gelelim diğer tarafa…

Diğer tarafta, hilafet değil ama kapitalist düşünceye sahip insanlar altında yoksulluk ve haksızlıklar ile mücadele etmek isteyen, demokrasiye inanmış insanların mücadelesine sahne olan bir Türkiye var…

Zaman gelecek, hakları elinden alındığı için tepkisini gösteren assubaylar astsubay olacak ve ‘Mao’nun çocukları’ olarak itham edileceklerdi…

Veya diğer hak arayıcıları için ‘yolar yürümekle aşınmaz’ (Demirel) denilecekti…

Kültürel değişime etkisi olan ‘Benim memurum işini bilir’ (Özal) söylemini de unutmamak lazım…

Düşüncelere etkisi olan ‘Demokrasi bir amaç mı olacak, araç mı olacak?’, ‘Hem laik hem Müslüman olunmaz.’ Sözlerini nasıl anlamak lazım?

Örgütleşmenin önüne geçildiği ve hak alma eylemlerinin bastırıldığı, üstelik hak arayanların daha da mağdur edildiği, hukukun, insanlığın, kişiliğin, bilimselliğin ve adaletin yok sayıldığı ortamlar siyasi yaşamı bugünlere getirdi…

Bundan sonra neler olacak?

Bunu da yaşayarak göreceğiz…

14 Kasım 2009

***

Sonuçları 15 Temmuz’da hep birlikte görmüş olduk…

Peki insanlar 15 Temmuz’da niçin sokağa çıktı, çıkarıldı, niçin şehitler verdik?

Elbetteki Demokrasi için… 

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir