Propaganda Ahlâkı
Genel

Propaganda Ahlâkı

Propaganda
(yaymaç):
Örgütlü olarak inandırma etkinliği; bir düşünceyi
savunanların çıkar veya görüşlerine uygun düşecek biçimde ve yandaşlarını
çoğaltmak amacıyla insanların tutum ve davranışlarını değiştirme
etkinliklerinin tümü. Tanımda geçen örgüt, bir devlet olabileceği gibi, bir
siyasi grup, bir cemaat, meslek grubu, belli bir statü de olabilmekte…

Yaymaç,
kaynaklarına ve uygulanan tekniklerine göre değişiklik göstermekte.

Kaynaklarına göre Yaymaç:

Beyaz
Yaymaç
‘ın kaynağı bellidir.

Kara
Yaymaç
, dost bir kaynaktan geliyormuş gibi görünür ama gerçek
tersidir.

Gri
Yaymaç
, nötr bir kaynaktan gelir gözükür ama aslında karşı
taraftan gelmektedir.

Tekniklerine Göre Yaymaç:

Korkuya başvurma,

Tren etkisi,

Kalabalığa katıl,

Kaçınılmaz zafer,

Direkt emir,

Reddin elde edilmesi,

Rasyonalizasyon,

Kasıtlı muğlaklık,

 Transfer,

Nedeni aşırı basitleştirmek,

Sokaktaki adam,

Tanıklık,

Damgalama,

Günah keçisi,

Erdem sözleri,

Sloganlar,

İfade edilmemiş kabuller.

Propaganda;
Özellikle
de savaş dönemlerinde yaygın olarak başvurulun bir yöntem olan propaganda, etki
alanlarında anlamlı çözülmelere ve dolayısıyla yaymaççı devletin hedeflerine
ulaşmasına büyük bir katkı sağlamakta…

Birinci Dünya Savaşı sırasında, bir zamanlar Cihan
Devleti olan Osmanlı İmparatorluğu’nun çözülerek, dağılmasını hedef almış olan
başta İngilizlerin Araplara yönelik olarak “bir
peygamber gelecek ve çölde su çıkaracak”
, planlı yaymacının akabinde, susuz
çöle boru döşeyerek su hattı çekmeleri, bedevileri suyun aktığı yere götürerek
yaymaçlarını ispatlamaya çalışmaları ve onların da buna “çıkarlarına uygun gelmesi nedeniyle inanmaları”, akabinde sahte peygamber İngiliz ajanı Albay Lawrence’ın ortaya çıkması, Araplarla
aynı safta namaz kılması, bütün bunların yanında İslam birliğini bozmaya
yönelik bir de mezhep oluşturması, Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanmasında etki
etmiş yaymaçlara bir misal…

Savaş sırasında, Osmanlı tebaasının üzerine uçaklardan
bırakılan, kurtuluş mücadelesini önlemek amaçlı “sahte İngiliz fetvaları”… Ya da binerce insanı peşinden
sürükleyebilen Hitlerin sürekli tekrara
dayalı “radyo yayınları” ve hemen
hemen her köşede asılı posterleri… Bu ve benzer yaymaçlar kabul edilebilir veya
kabul edilemez olsa da, inançları, ahlâki değerleri, kültürleri, hedefleri farklı
olan insanın emellerine ulaşmak için uyguladığı birer yaymaç yöntemi…

Yaymaç, insanlığın meydana getirmiş olduğu “karşılıklı
hukuka dayalı” bir yönetim sistemi olan “demokrasi”de de önemli bir yer
tutmakta. Belki de demokrasi, yaymaçlar,
söylemler ile işlemekte

Demokrasinin ürünü olan bir siyasi grup, düşüncelerini
yaymakla, söylemleri ile taraftar bulabilmektedir. Kişi, bir siyasi grubun,
partinin söylemlerine yönelik olarak; “evet,
bu söylenenler, benim düşüncelerim ile örtüşüyor”
veya “tam olmazsa da düşüncelerime yakın”, dediği anda, siyasi gruba
destek verenler arasına katılıyor… Ve böylece, grup bir güç olamaya başlamakta…
Ve işte tam da burada, siyasi grubun, partinin yaymacını yayarken izlediği teknik önem kazanmakta.

Siyasi
grup güç olma yolunda ilerlerken, yaymacını nelerle destekliyor?

İnandırıcılığını nasıl kuvvetlendiriyor, pekiştiriyor? Bunlara bakmak ve esas
amacını anlamak, anlayabilmek önem kazanıyor…

Saf,
temiz duygularla mı hareket ediyor? Yoksa
her türlü duyguları,
bir zamanlar İngilizlerin Araplara uyguladığı ve şimdilerde Amerika’nın
uygulamakta olduğu türden, başta da “din”
duygusu olmak üzere, tüm duygular, değerler istismar ediyor mu? Demokrasinin,
özgürlüğün yegâne unsuru ve dolayısıyla kişin
namusu olan “oy”
satın alınmaya mı çalışılıyor? Oy kullanana ahlâka uygun
olmayan bir çıkar sağlanıyor mu? Yoksa medeni bir ortamda mı hareket ediliyor?

Bir “devlet yönünden” diğer devlete karşı, bir “siyasi
grup”, parti yönünden, güç, taraftar kazanmaya karşı yapılan yaymaçlardan yukarıda
kısaca bahsettik…

Meslek
grupları, statülere gelince,

Yukarıda sıralananların dışında meslek grupları içinde, statüler
arasında da yaymaçlar olabilmekte.

Birlikte hareket etmek, aynı amaca yönelik çalışmak
dururken, üstelik de “halkçılık ilkesi”ne rağmen, bir meslek grubu içinde, statüler arasında olumsuz yaymaçlar niçin
oluşturulur? Ve bu yaymaçlar niçin sistemli olarak yayılır?

Meslek grupları, statüler içi/arasındaki yaymaç; bir
meslek grubundan, statüden bahsedilince, toplumda yaygın bir kanaat oluşturmak,
oluşturulan yaygın kanaatten yayanın lehine olmak üzere korku yaratmak, güç
sağlamak amaçlı, olabilmekte… Hayatın akışı içinde, meslek grupları, statüler
arasındaki yaymaçla karşılaşmak mümkün…

Yaymacın
ana amacı
, gücün, düşüncenin yayılması ve pekiştirilmesi olduğuna
göre; bir meslek grubu, diğer meslek grubu üzerinde, üstelik de kanunlarla
belirlenmişin dışında, neden güç oluşturmak ister?

Hele bir de yapılmak istenen, bir meslek grubu üzerinden
toplumda “bak ben güçlüyüm”
anlamında “yaygın bir kanaat oluşturmak”,
mesaj vermek ise… Ve bu yolla topluma, güç olarak ulaşıyor veya ulaşılmak
isteniyorsa…

Bir meslek grubunu, statüyü geliştirmek dururken, bu
türden olumsuz, “sistemin geneline zarar
verici”
yaymaçlar, belki de bir soğuk savaş kültürünün kalıntıları,
kırpıntıları…

Unutulmamalıdır
ki
,
yaymaç mağdurlarının yanı sıra, yaymaca şahit olan da bir insan ve
farkındalıkları vardır… Ve her dinleyenin de hayata geçirmek istediği bir
düşüncesi olabilir. Ve gün gelir ki dinleyen kişi, o yaymacın dışında,
yaymaçtan edindiği çatlaklardan da istifade ile çok farklı bir yaymaca
girişebilir… Bu
girişim beklenen amacın çok çok dışında da olabilir!

Yaymaç,
yayanın ahlâki ve kültürel yapısıyla yakından alakalı…

Bir devletin, bir siyasi partinin yaymacına bir
yere kadar, evet…

Bir Devletin ulaşmak istediği hedefleri vardır. Bu
hedefler o devleti yönetenlerin genel ahlâkıyla, kültürüyle ilgilidir ve
yaymaçları da o yöndedir, denilip geçilebilir.

Aynı şekilde, bir siyasi grubun, partinin de bir amacı
vardır. Amacına ulaşmak için uygulanan yöntemler tamamen siyasi grubun “ahlâkı
ve kültürel düzeyi” ile ilgilidir, denilip geçilebilir…

Fakat amacı topluma hizmet üretmek olan bir meslek grubunun diğer
meslek grubuna karşı olumsuz yaymacına, hayır…

Meslek
grupları sürekli bilimsel gelişimden yana olmalılar… Bir meslek grubu diğerinin
önünde, aşılması gereken engel teşkil etmemelidir…

Unutulmamalıdır ki, her olumsuz yaymaç, aynı zamanda
atana geri dönen türünden bir bumerangtır! Bugün şunu yaydım, diye kimse
övünmemeli, yerinmemeli… Atılan bumerang atılış maksadına göre, döner, döner ve
yayanı da eninde sonunda olumlu veya olumsuz bir şekilde etkiler…

Olumlu düşüncenin olumlu etkilerinden istifade etmek ve
güzel bir yaşam dileğimle… 30.01.2011

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir