Mesleğe doğru ilk adımlarımı attığım 1973’lü yıllarda, geleceğin biz Jandarma Yöneticilerine, görevimizde başarılı olabilmemizi sağlayacak çok iyi bir eğitim ve çok iyi bilgi kariyer donanımı yüklendiğini inkar edemem. Bizlere, başta kendimize güven olmak üzere, topluma ve halka dair yararlı olabilmenin tüm yolları anlatılırken, aksi tutumlarımızın ve davranışlarımızın, toplum ve halkın nezdinde ne kadar önemli hasarlara sebep olabileceği işaret edilmişti. Bu donanımları bizlere kazandırmak için emek harcayan her birini çok sevdiğim Öğretmenlerimiz ve Komutanlarımızın hepsi de mesleki branşlarında kariyer yapmış, donanımlı ve yurt sever insanlardı. Fani dünyadan ayrılmış Öğretmenlerimi ve Komutanlarımı Yüce Allah’tan rahmetle, yaşayanları sevgi, saygı ve özlemle anıyorum.
Kişisel saptamama gelince; biz genç Jandarma adaylarına yıllar önce verilen eğitimin özünde şu tümce yatıyordu: “Adalete açılan ilk kapı, Karakol kapısıdır.” Bu değerli saptamamın sosyolojik ve psikolojik bakımından önemini bugünlerde daha iyi kavrayabiliyor, sevgili yurdumuzun esenliği ve Ulusal birliğimizin bekası olan laik Cumhuriyetin sonsuza kadar yaşatılmasında, “hak ve adalet” unsurunun çok önemli olduğudur. Emekliliğimin yirminci yılında ve Jandarma mesleğimle gurur duyarken, Ülkemizin ve Devletimizin geleceği adına, dünyayla barışık, mutlu bir Ulus yaratmak için, çıkarılan her yasaların uygulanmasını sağlamak ve gözetmekle görevli Jandarma Teşkilatının görev misyonunu da işte laik Cumhuriyetimizle her zaman ilişkilendirmek zorundayız. Adaleti sağlamak, korumak ve kollamak gibi en uç görev misyonu olan kahraman Jandarma teşkilatının her bir personelinin de, görev misyonuna uyumlu ve onu yerine getirecek bilgi, eğitim ve donanımla yetiştirilmesi gerektiğini göz ardı edemeyiz. Adaletten uzaklaşıldığında, jandarmamızın Kurumsal değeri, her yurttaşın gönlünde önemli bir beklenti olmalıdır. “Adalet, Ulusal geleceğimiz için ne kadar önemliyse, kurumsal Jandarma görevleri de, aynı değere sahiptir.” diyebiliyorsak doğru düşünmüş oluruz. Devletimizin adalet kurumlarına uzanan merdivenlerin birinci basamağında, kurumsal Jandarma teşkilatımızın karakol kapılarının bulunduğunun söylenmesinin alt yapısında da bu gerçeğin bulunduğunu anlayabiliriz. Evrensel ve toplumsal değerlere sahip bir Jandarma Kuruluşunun, hepimize güven verebilmesini de bu alt yapıyla ilişkilendirmek mümkündür. Çünkü; suçların oluşmasını önlemek, işlenmekte veya işlenmiş suçlara müdahale ederek, hiç bir etkide kalmadan yasal görevlerini yalnızca “Adalet duygusuyla” yetişen kurumsal Jandarma sayesinde olacaktır. Adaletten uzak duran ve işleyen hukuka hiçbir kurumsal katkıda bulunamayan Jandarmadan, görev misyonunu yerine getirmesini beklemek hayal olur. Vatanımızın her köşesinde barışın teminatı olan Jandarmamız, aynı zamanda Ulusal güvenlik sigortamızdır. Yurdumuzun en uç köşelerine kadar, her yere hak ve adalet, o’nun tarafından ulaştırılmaktadır. Ulusal sorunlarımızın temelinde gördüğümüz hak ve adalet unsurunu, ancak kurumsal Jandarma teşkilatımız sayesinde koruyabiliriz. Adaletten her uzaklaştığımızda, Ulusal tehlikeye biraz daha yakınlaşmış olacağımız unutulmamalıdır.
Her karış toprağında adaletin hakim olduğu bir Türkiye için, Jandarma teşkilatımıza, kurumsal ve önemli sorumluluklar düşmektedir. Kurumsal yapısına zarar verici idari çalışmalardan uzak durulması, bu önemli teşkilatı komuta eden her yöneticiden beklenmektedir. Genel Komutanlığımızın önünde duran anıtta, Ülkemizin kurucusu aziz ATATÜRK’ün heykeli ile bağımsızlığımızın Ulusal simgesi bayrağımızın kaldırılması önemli bir İdari hatadır. Bu hatanın kısa zamanda giderilmesi, her yurttaş gibi benim de dilek ve beklentimdir.
Kuruluş yıl dönümünü kısa süre önce kutladığımız Jandarmamızın tüm çalışanlarına ve emeklilerine sağlıklar dilerim. Aziz şehitlerimizi ve yaşamlarını bu fani dünyadan ayıran tüm meslektaşlarımızı rahmet ve saygıyla anıyorum.
Görüntünün olası içeriği: gökyüzü ve açık hava


