PKK, Ak Parti Hükümetinden Görüşme Talep Ediyormuş
Genel

PKK, Ak Parti Hükümetinden Görüşme Talep Ediyormuş

Olaylar;

Tarih 07.06.2016: İstanbul, Vezneciler’de polis otobüsüne yönelik bombalı saldırı gerçekleştirildi. Çevik kuvvet otobüsünün geçişi sırasında düzenlenen bombalı saldırıda altı polis şehit oldu, beş kişi de hayatını kaybetti. Patlamada ayrıca 2’si ağır 35 kişi de yaralandı. (Sözcü)(1)

Tarih 08.06.2016: Mardin Midyat İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi. PKK’lı teröristlerce düzenlenen saldırıda 2 kadın polis şehit olurken, 3 sivil de hayatını kaybetti. Saldırıda 51 kişi de yaralandı. Saldırı sonrası ilçede çatışma çıktı. (Milliyet)(2)

Ve açıklamalar;

Başbakan Binali Yıldırım, İstanbul ve Midyat’ta yapılan saldırılar hakkında 8 Haziran günü basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Yıldırım, “Sadece terör örgütlerine değil içeriden dışarıdan onların sırtlarını sıvazlayan tüm unsurlara gereken her şeyi yapacağız. Midyat’ta bir bombalı saldırı gerçekleşti. Allah’tan alınan tedbirler sayesinde, bariyerler sayesinde çok çok büyük patlayıcı olmasına rağmen, tabi yaralılar oldu 30 civarında maalesef şu ana kadar teyit edilen şekliyle 1 polis 2 vatandaş olmak üzere 3 kaybımız var. Bu eylemleri yapan katil PKK örgütüdür. Bu bizi şaşırtmadı. Terörle mücadele kararlılık gerektiren bir şeydir. Önümüzde arkamızda insan kılığında bu katiller var. Vatandaşlarımıza zarar vermemek adına güvenlik güçlerimiz çok yoğun çalışıyor” dedi. (Hürriyet)(3)

Sözcü’de 8 Haziran günü yer alan DHA kaynaklı habere göre; Başbakan Binali Yıldırım, AKP Genel Merkezi’nde milletvekilleriyle iftar yemeğinde bir araya geldi. İftarın ardından milletvekillerine seslenen Yıldırım, dün İstanbul ve bugün Midyat’ta yaşanan terör saldırılarını değerlendirdiği konuşmasında: “Terör örgütünün bugünlerde ‘biz görüşebiliriz, silahları bırakabiliriz, konuşalım’ gibi doğrudan, dolaylı haberleri geliyor. Onların uzantılarından bize böyle haberler geliyor. Konuşacak hiçbir şey yok. Bunların inandıkları, dayandıkları güç, içeride ve dışarıda bunların sırtını sıvazlayan güçlerdir. Günü gelince, onların sırtını sıvazlayanlara da bu millet hesabını soracaktır dedi.(4)

***

Olaylar ve açıklamaları naklettik, şimdi konuya, konudan bağımsız gibi görünen bir meclis görüşmesiyle başlayalım.

Türk halkının azımsanamayacak bir bölümü vekili seçtikten sonra, Ankara’nın yolunu tutar. Adeta vekilin himayesine girer. Vekili, her türlü ihtiyacını deruhte edecek birisi olarak görür. Tabi bu durum vekilin kazancına, ailesine bir yük getirir.

“Arınç’tan sürpriz çıkış: Üç gün konuşurlar dördüncü gün biter” başlığı ile Hürriyet’te 12 Aralık 2014 günü yer alan Bülent SARIOĞLU’nun bir haberine göz atalım:

TBMM bütçesinin görüşüldüğü Meclis Genel Kurulu’nda seçimden önce milletvekili maaşlarının arttırılması ve “statü kanunu” olarak bilinen düzenlemelerin yasalaştırılması amacıyla sürpriz girişim ortaya çıktı. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in devreye girip düzenlemeyi gelecek ayın başında Genel Kurul gündemine getirmesini isteyerek, “Bizden öncekilerin hepsi yazlıklara kavuştu. Villaları var. Ne lafı olacak, üç gün konuşurlar dördüncü gün biter kardeşim. Bu dönemin bir şerefi olsun” der.

Villalar ve o meşhur söz “ ‘Aman laf olur.’ Ne lafı olacak, üç gün konuşurlar dördüncü gün biter kardeşim.”

“Florya’da ben 30 tane daha güzel süit oda yapacaktım. Belediyeyi aşamadığım için 30 yer yapamadım. 14’üncü dönemin deniz kenarında villaları var, 15’inci dönemin Kuşadası’nda var, 16’ncı dönemin Artur’da, 17’nci dönemin Antalya’da var, 20’nci dönemden sonra yok. 20’nci dönemde biz geldik, harç bitti yapı paydos dediler. Bizden öncekiler hazine tahsisleriyle hepsi yazlıklara kavuştu hepsi. Kendimize geldiğimiz zaman ‘Aman laf olur.’ Ne lafı olacak, üç gün konuşurlar dördüncü gün biter kardeşim.”(5)

***

Evet, bu ülkenin vatandaşları gerçekten de unutkanlıkta dünya lideri seviyesinde.

Bilinçli kesimi hariç, kalanı, her şeyi unutur, asla sorgulamaz.

Memleketin ne şartlarda işgalden bağımsızlığa kavuşturulduğunu,

İşgalden kurtaran liderin kim olduğunu,

NATO yoluyla Amerika’ya nasıl bağlandığını,

Gümrük Birliği yoluyla nasıl sömürüldüğünü,

Teröristlerle gizli görüşme yapanları,

Habur’a mahkeme kurarak teröristleri serbest bırakanları,

Ergenekonda, Balyoz’da gizli tanıkların PKK’lı olduğunu,

Habur’dan geçen Peşmergelerin geçişine kimin izin verdiğini,

Meclis kararı olmadan Irak’a bomba atılmasına müsaade edenleri,

BOP’un Türkiye’yi de içine alan bir bölünme projesi olduğunu,

Yandaşlara yok pahasına verilen sanayi kuruluşlarının nasıl yüksek fiyattan başkasına satıldığını,

Bankalar yoluyla el konulan tarım arazilerinin ardında nasıl bir senaryonun olduğunu,

Duyun-u Umumiye zamanında ayağına çarık bulamadığını,

Kurtuluş Savaşı’nda hayvan dışkısından arpa seçtiğini,

Çanakkale’de siper için gönderilen çuvalların askerlerce nasıl elbisesine yama yapmada kullanıldığını,

Kurtuluş Savaşındayken, Arap’ın İngilizle, Fransızla nasıl işbirliği yaptığını,

Bir genç neslin Çanakkale’de, Sakarya’da işgal için gelenlere karşı niçin savaşıp can verdiğini,

Osmanlı’nın son döneminde orduyu Almanların yönettiğini,

İşgal ordularınca başkent İstanbul’un işgal edildiğini,

PKK’ya karşı operasyonları kimin engellediğini, izin vermediğini,

PKK’nın ardındaki güçlerin kimler olduğunu,

Türklüğünü unutup, ümmetçilik peşinde koşmanın neye mal olacağını,

Uzak, yakın fark etmez, tarihini, unuttuğu gibi,

Yazılanları da etraflıca okumaz, araştırmaz,

Birinin yaptığı özeti okur, dolayısıyla ana konuyu göremez, ele alamaz,

Unutmanın dışında gerçekleri de görmez, göremez,

Basit yaşar ve basitçe de ölür…

***

Haziran 2015’ten bu yana süren terörle mücadele sürecinde yerleştiği Sur, Nusaybin gibi kimi bölgelerden PKK’nın temizlendiği haberleri basında yer almakta.

Başbakan Binali Yıldırım basına yaptığı açıklamada “Terör örgütünün bugünlerde ‘biz görüşebiliriz, silahları bırakabiliriz, konuşalım’ gibi doğrudan, dolaylı haberleri geliyor” diyor. Açıklama böyle. Gizli bir görüşme oldu mu, bu bilinmez, ancak vaktiyle yazılan yazılarda bu güne dair neler var, kısaca bir bakalım;

Prof.Dr.Cihan DURA’nın 30/03/2013’te yazdığı “DERİN MERKEZ’İN TÜRKİYE’Yİ İMHA PLANI” başlıklı yazısında ince ayrıntılar mevcut;

Amerika’nın bu “büyüterek küçültme” stratejisini Sadi Somuncuoğlu’nun bir yazısında da buluyoruz, şöyle yazıyor: AKP hükümeti ile terörist başı arasında varılan mutabakatlar çerçevesinde yapılacak yasal düzenlemelerle, Türkiye Cumhuriyeti devleti iki ortaklı, iki dilli ve özerk bölgeli bir rejime dönüştürülecek. PKK bunları görüp emin olunca, bütün silahlı teröristler Suriye’ye kaydırılacak ve“Kürdistan”ın Akdeniz’e uzanan üçüncü ayağının inşasına başlanacaktır. Bu da sağlanınca ortaya, bir yanda “Türkiye ortaklık devleti”, öbür yanda “Irak ve Suriye federe devletleri” çıkacaktır. En sonra bu üç parçanın birleşmesiyle “konfederal” devlet kurulacaktır. İşte size İsrail’e dost olan yeni bir devlet: “Büyük Kürdistan!” (6)

Şimdi Al Jazeera kaynaklı, Ece Göksedef’in 25.04.2016 tarihli “PYD: ABD, PKK’yı Suriye’de istiyor“ başlıklı güncel bir haberine bakalım;

PYD: ABD, PKK’yı Suriye’de istiyor

ABD’li askeri ve siyasi yetkililerin kendileri ile sık sık görüştüğünü belirten, ismini vermek istemeyen PYD yetkilisi, Suriye’ye gönderilecek olan 250 uzman askerin bir kısmının Kamışlı ve Kobani’ye yerleştirileceğini söyledi ve şu ifadeleri kullandı:

“ABD’nin, PKK’nın Suriye ve Irak’a çekilmesi isteği var. ABD, Türkiye ile iyi ilişkisini bozmak istemediğini bize söylüyor. Bir yandan da IŞİD’le savaşırken sahadaki Kürt savaşçıları kaybetmek istemiyor. Bu yüzden Türkiye’de çatışmaların sona ermesini, tamamen IŞİD’le mücadeleye odaklanmayı istiyor. Bu sebeple PKK’nın Türkiye’den güçlerini çekip hem Irak’ta Musul operasyonuna katılmasının hem Suriye’de IŞİD’e karşı savaşmasının faydalı olacağını düşünüyor.” Al Jazeera (7)

***

Wikileaks belgelerini okuyanlar hatırlayacaktır, konuşulan ile el altından dönenler hep farklı, tıpkı PKK ile görüşenlerin, görüşmelerini, geçmişte inkâr ettikleri gibi…

***

Nazım Hikmet Ran şöyle demiş;

Bu memleket bizim

Dört nala gelip uzak Asya’dan

Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan

Bu memleket bizim

 

Bilekler kan içinde

Dişler kenetli

Ayaklar çıplak

Ve ipek bir halıya benzeyen toprak

Bu cehennem, bu cennet bizim

 

Kapansın el kapıları

Bir daha açılmasın

Yok edin insanın insana kulluğunu

Bu davet bizim

 

Yasamak bir ağaç gibi tek ve hür

Ve bir orman gibi kardeşçesine

Bu hasret bizim

 

Dipnotlar:

(1) http://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/istanbulda-patlama-yaralilar-var-1264484/

(2) http://www.milliyet.com.tr/son-dakika-haberi-gundem-2259107/

(3) http://www.hurriyet.com.tr/basbakan-yildirim-katil-pkk-yapti-40114902

(4) http://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/basbakan-yildirim-teror-orgutunden-gorusebiliriz-silahlari-birakabiliriz-haberleri-geliyor-1267432/

(5) http://www.hurriyet.com.tr/arinc-tan-surpriz-cikis-uc-gun-konusurlar-dorduncu-gun-biter-27756446

(6) http://www.oncekultur.com/?Syf=26&Syz=232744

(7) http://www.aljazeera.com.tr/al-jazeera-ozel/pyd-abd-pkkyi-suriyede-istiyor

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir