Açık oturumun yöneticisi sordu:
– Bir çocuğun, Aileye ilk beş yıllık eğitim maliyeti nedir?
Değerli bir Uzman, elindeki tablo verilerine bir kez daha baktı
ve dokunaklı ses tonuyla yanıtladı:
– Elimdeki verilere göre, bir çocuğun beş yıllık ilk eğitim masrafları
45- 50 bin liradır.
Oturumu ilgiyle izleyen ben, Uzmanın yanıtını düşünürken, programın yöneticisi 2. ve 3. sorularını da, araştırma şirket yöneticisi olan diğer katılımcıya yöneltti.
– Ülkemiz Televizyonlarında düzenlenen politik, sosyolojik ve çevresel eğitim tartışma ve araştırma konulu açık oturum programlarının izlenme oranları hakkında saptamalarınız var mı?
Verilen yanıt :
– Bölgelere göre söylemek gerekirse:
Ege Bölgesi % 65.07,
Akdeniz Bölgesi 53.01,
Marmara Bölgesi % 27.19,
Karadeniz Bölgesi % 13.03,
İç Anadolu % 4,
Doğu Anadolu Bölgesi % 2.08 ve Güneydoğu Anadolu bölgesi % 5.12
– Sıralı dizi, magazin program izleyici oranları ise bunun tam aksi. Oranların kalanı demek istiyorum.
Nasıl yani:
– % 4 kesim tartışma programını izlerken, kalan % 96’sının dizi ve magazin programlarını tercih ettiğini söyleyebilirim.
Türk Ulusal Eğitim sistemimizde, yurttaşlarını ücretsiz ve çağdaş eğitme ödev ve sorumluluğunun Devletin elinden alınarak, özel sektöre verildiğini anlayamamak gibi bir problemle karşı karşıyayız.
Cumhuriyet devrimlerinin ve Kurumsal yapısının zayıflatılarak, değiştirilen Ulusal Eğitim politikalarının Ülkemize getirdiği noktadayız. Çocuklarımız, hiçbir günahı olmayan, saf ve temizdirler. Tıpkı; ağacın yaşken eğilip – bükülmesi örneği gibi, onların çocukluk, ergenlik, gençlik aşamalarını ne kadar iyi şekillendirirsek, Ulusal geleceğimizi de güven altına alırız. İşte o zaman ne mutlu bizlere!
Çocuklarımıza, bağnaz ve kaderci bir kültürü mü hedef göstereceğiz, yoksa; yeniden Ulusal Eğitim politikalarına geçerek, geleceğine güvenle bakabilecek, özgür ve bağımsız düşünen çağdaş insan mı yetiştireceğiz?
Ulusça; Aydınlık ve mutlu bir yaşam için Ulusal eğitim tüm iktidarların önceliği olmalı.
