Bir haber:
İBB Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Yavuz Saltık: Ahmet Altan ile dünü, bugünü ve yarını konuştuk. Biraz edebiyat, biraz roman ve biraz da sosyoloji…
***
Ondan sonra, anketlerde kararsızlar artar tabi…
Kararsızlar bir parti kuracak seviyede. Geçmişi belli olan kişide ne gelecek buluyorlar? Bunun gibilerin yaptığı halkın çıkış yoluna sinsice tuzak kurmak gibi bir şey değil de nedir?

Sosyoloji konuşmuşlarmış.
Sosyoloji veya toplumbilimi:
Toplum ve insanın etkileşimi üzerinde çalışan bir bilim dalıdır. Toplumsal (sosyolojik) araştırmalar sokakta karşılaşan farklı bireyler arasındaki ilişkilerden küresel sosyal işleyişlere kadar geniş bir alana yayılmıştır. Bu disiplin insanların neden ve nasıl bir toplum içinde düzenli yaşadıkları kadar bireylerin veya birlik, grup ya da kurum üyelerinin nasıl yaşadığına da odaklanmıştır. (Wikipedia)
***
Bir toplum var hukuk içinde müreffeh yaşamak isteyen. Bir de toplum bilimi var; toplumun arzularını, beklentilerini, yapısını inceleyen.
Bir de toplum bilimini kullanarak toplumu aldatanlar var, Ergenekon ve Balyoz gibi kumpaslarda toplumu yanlış yönlendiren uyanıklar gibi.
Bilim ortada!
Bilimi toplumun yararına ve zararına kullananlar da, kullanmış olanlar da ortada.




Toplumsal konularda dini ve bilimi “kullananlar”ın topluma ne verdiği, ne yaşattığı da ortada…
Toplum, kullananların elinde adeta bir deney tahtası…
***
Bu iş ne zaman düzelir?
Şimdiye değin partiler kafalarındakini gerçekleştirmek, topluma dayatmak üzere toplumu kullanmış görünüyor. Kimisi dini, kimisi bilimi kullanagelmiş… Toplumun büyük kesimi ise hep aynı yerde, halen yoksullukla mücadele veriyor. Bu durum tersine dönerek; partizanlık bırakılıp toplum partileri kullanmaya başladığında, gelir adil dağılmaya başladığında, partiler toplum için olduğunda düzelir…