Aziz ATATÜRK, Cumhuriyet yönetiminin bu güzel misyonunu çok genç yaşta hissederek, Anadolu halkının kendi kendini yönetmeye yeteneği olduğunu anlamış, bu yönetimi kurmak için ne büyük mücadeleler vermiştir. Türk Ulusu olarak, O’nun bu inanç ve düşüncelerini ve modern, çağdaş yönetiminin ilkelerini, Ülke ve Ulus varlığımızın güvencesi olarak sonsuza kadar yaşatacağız. Atatürk Cumhuriyetinin temelinde, insanın ümmet olarak reddi ve yurttaş olarak her bireyin insan hakları ve özgürlüklerinin olduğu yatmaktadır. İnsanla doğrudan ilişkili bir yönetim, sevk ve idare ettiği Ulus toplumundan; yurtsever, hümanist, dürüst ve adaletli insan yetişmesini bekler.
Cumhuriyeti yaşatacak en önemli etken de erdemdir. Aziz ATATÜRK, yurt gezi ve bazı sohbetlerinde,”Cumhuriyetimizin sonsuza kadar yaşamasını, gençlerimizin erdemli, zeki ve çalışkan olmasına olan inancını” hep yinelemiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra uyguladığı Ulusal Eğitim politikalarıyla, erdemli ve özgür düşünceli nesil yetiştirmeyi başardığını ifade edebiliriz. Uluslar arası ajanlık misyonu bulunan bir şahsın, İstanbul’da bir Üniversitemizde Cumhuriyetimizin kurucusu ve hatırasını sonsuza dek Ulusça bağrımızda yaşatacağımız Aziz ATA’mızı hakarette bulunma eylemini alkış tutan gençlerimizi ve bu yabancıya mekan hazırlayan Üniversite yönetimini şiddetle kınıyorum. Gerek Üniversite yönetimiyle gerekse, öğrenci gençliği olarak sevgili Cumhuriyetimizin erdem değerlerinden nasipsiz kaldığımızı düşündükçe, üzüntülerimiz kat be kat daha da artmalıdır.
Gençliğimizin, Ulusal geleceğimiz olarak yetiştirilmesi, eğitim kurum ve politikalarına bağlıdır. Yaşan bu olay, Ülkemizin Ulusal geleceğine dair güvenlik stratejilerimizin yetersizliğine de işaret etmektedir.
Emek ve saygının dayanışma günü olan 1 Mayıs’da, bu güzel toprakları bize yurt olarak kazandıran ve Cumhuriyet yönetiminin güvenine teslim eden Aziz ATATÜRK ile silah arkadaşlarını ve tüm şehitlerimizi saygıyla anıyorum.

