Başkanlığa “hayır” diyerek 1 Kasım 2015 Genel Seçiminde, seçmen kitlesinden oy almış olan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçildikten sonra “evet” diyerek Adalet ve Kalkınma Partisi ile aynı çizgiye gelmesinden sonra, Başkanlığa karşı muhalefeti CHP tek başına yürütür hale gelmiş oldu.
Referandum çalışmalarına bakıldığında; CHP, getirilmek istenilen sistemin mahsurlarını anlatmaya çalışırken, AKP ve MHP sanki bir parti seçimi varmış gibi kişiler üzerinden söylemler geliştirerek, halktan, anayasa değişikliğine “evet” denilmesini istemekte.
İlk önce “hayır”ı savunanların söylemine bakalım:
• Kılıçdaroğlu: “Esad tek adam”
Kılıçdaroğlu, Suriye Devlet Başkanı Esad’ın da ‘tek adam’ olduğunu örnek vererek şöyle konuştu: “Evet çıkarsa Türkiye sonu belirsiz bir maceranın içine girer. Libya’daki gibi, Kaddafi vardı. Romanya’daki gibi, Çavuşesku vardı. Suriye’deki gibi, Esad var. Irak’taki gibi, Saddam vardı. Bu ülkelerin tamamı bölündü. Altını çiziyorum bu ülkelerin tamamı bölündü. Türkiye büyük bir riskle karşıya kalır. Karadeniz’in milliyetçiliğini biliyoruz. Karadenizli oturup düşünmek zorundadır. Yurtseverlik zamanı gelmiştir. Bizim Cumhuriyetimiz sokakta kurulmadı, birileri ikram etmedi.141 yıllık parlamento geleneğimiz var. Geleneğe bağlıyız. Nereden çıktı Başkanlık rejimi, nerden çıktı tek adamlık. Niye değiştiriyoruz rejimi? Saddam’ı, Kaddafi’yi, Esad’ı, Çavuşesku’yu örnek verdim. Bu ülkeler dağıldı ayrı ayrı Cumhuriyet oldular.”
“Evet çıkarsa 3 milyon Suriyeliye vatandaşlık verecekler”
“‘Hayır’ın hayırlı tarafı var, ‘evet’in de vebali var” diyen Kılıçdaroğlu, “Evet oyu çıktıktan sonra ilk yapacakları şey 3 milyon Suriyeliye vatandaşlık vermek. Hayır çıkarsa veremeyecekler. Evet çıkarsa 3 milyon Suriyeliye vatandaşlık verecekler. Türkiye bir maceranın içine sokulmamalı. Fındığın rengi de kahverengi, toprağın rengi de kahverengi. Hayırın rengi de kahverengi. En gelişmiş 20 ülke Amerika hariç parlamenter sistemle yönetiliyor” ifadelerini kullandı. (İHA, 20.3.2017) (1)
Kılıçdaroğlu’nun bahsettiği Suriyelilere vatandaşlık konusu;
• Referandum öncesinde Suriyelilere vatandaşlık verilmeyecek
Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, 16 Nisan’daki referandum öncesinde Suriyelilere vatandaşlık verilmeyeceğini açıkladı. (aljazeera, 23.2.2017) (2)
Yeni göç dalgası kapıda;
• Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak 3 milyon kişilik yeni bir göç dalgasının Türkiye’ye doğru hareketlenme içinde olduğunu söyledi.
Kaynak şunları söyledi: ‘İran’da aldığımız bilgilere göre, yaklaşık 3 milyon mülteci var. İzinsiz mülteci var ve bunlar Türkiye’ye doğru hareketlenme içerisinde. İran’daki 3 milyon mülteci Türkiye’ye gelmeye çalışıyor. Daha çok Afgan maalesef. Yani İran’ın daha doğusundan. Sadece 2016 yılında Iğdır ve Ağrı illerimizden izinsiz geçiş yapmak isteyen tam 30 bin mülteci girdi.’ (Hürriyet, 26.3.2017) (3)
Şimdi de “Evet”i savunanların söylemlerine bakalım:
• Hayır diyenlerin konumu, 15 Temmuz’un yanında yer almaktadır.
Bahreyn ziyareti öncesi Atatürk Havalimanı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bölücü terör örgütü ne diyor? Hayır diyor. Dolayısıyla şu anda Kandil’de olanlarla hareket edenler, onların uzantılarıyla hareket edenler Hayır diyor. Öyleyse benim milletim o Kandil’dekilerle beraber, benim 248 şehidimi şehadete gönderenlerle beraber hareket etmeyecektir. Onlara da 16 Nisan’da “Evet” demek suretiyle gereken cevabı verecektir. 16 Nisan aynı zamanda 15 Temmuz’un bir cevabı olacaktır. 15 Temmuz’a önemli bir çıkışı olacaktır. Hayır diyenlerin konumu, 15 Temmuz’un yanında yer almaktadır. Bunu kimse sağa sola çekmesin.” (Sözcü, 12.2.1017) (4)
• Erdoğan: Hayır diyenleri süs eşyası olarak saklarız
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fırat Kalkanı Harekâtı’nın birincisi aşamasının bittiğini söyledi ve “Bundan sonra tabii ki bu bir yol haritası var. Bu yol haritasının söylenmeyen adı konmayan ikinci üçüncü etapları olacak” diye konuştu. “Bir üst akıl, ülkemiz üzerinde ciddi bir oyun oynadı. Bir üst akıl bu operasyonu yapıyor. Kimdir? Siz gazetecisiniz, hangi ülke olduğunu siz bulacaksınız.” diyen Erdoğan, “Biz Hayır diyenleri denize dökmeyiz, demokrasi müzesinde süs eşyası olarak saklarız.” dedi. (Mynet haber, 04.4.2017) (5)
• “Başkanlık sistemine ‘Hayır’ diyenleri tıpkı 15 Temmuz gibi sokaklarda bekliyor olacağız”

Düzce’de S.A. adlı genç, bir arkadaşıyla elinde tabancalı fotoğrafını, “Başkanlık sistemine ‘Hayır’ diyenleri tıpkı 15 Temmuz gibi sokaklarda bekliyor olacağız” notuyla Facebook hesabında paylaştı. Paylaşımın ardından iki kişi gözaltına alındı. (Cumhuriyet , 03.2.2017) (6)
• ‘HAYIR’ DİYEN DE SAYGIN, ANCAK…
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, referandum çalışmaları kapsamında Ankara’da toplu açılış törenine katıldı. Törende konuşan Erdoğan; bir yandan ‘Hayır’cıları darbecilerle özdeşleştirirken; öte yandan ‘Hayır’ diyenlerin hedef haline getirilmesiyle ilgili eleştirileri yanıtladı ve “Evet diyen ne kadar saygınsa, Hayır diyen de o kadar saygındır” dedi.
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Hayır’ diyenlerin terörist ilan edilmesine dönük tepkisini de değerlendiren Erdoğan; “Bu Kılıçdaroğlu çıkmış diyor ki; “Hayır diyenler terörist diyorlar” diyor. Kılıçdaroğlu, yine yalan söylüyorsun. Biz demokrasiye öylesine inanmışız ki, öylesine bağlı olmuşuz ki milletin iradesi bizim için en saygın tepe noktadır. Ve evet diyen ne kadar saygınsa, hayır diyen de o kadar saygındır. Ancak bizim eveti anlatırken bir uyarı görevimiz var” dedi. Erdoğan devamında ise yine ‘Hayır’ diyenlerle FETÖ, IŞİD, PKK ve Avrupa ülkelerini peşpeşe sıraladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında “Hayır diyenlerin söylediklerinin hepsi yalan” ifadesini de kullandı. (Evrensel, 02.4.2017) (7)
• Başbakan, ‘hayır’ diyenleri PKK’lılarla bir tuttu
Başbakan Binali Yıldırım, şunları söyledi:“Bu anayasa değişikliği baldır kaymaktır bu da güzel. Memlekette faydalı güzel bir şey olsa CHP hemen harekete geçer. Bunları hatırlayın. Başörtü yasağını kaldıracağımız zaman ‘bu bir rejim meselesi’ dediler. Demokratik bir uygulamayı 28 Şubat kalıntısını kaldırırken bile CHP bu bir rejim sorunudur diyen CHP’den Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesine çıkaracak bu değişikliğe ne diyecek? Ey Kemal bey uyan artık Türkiye rejimini seçti. Cumhuriyeti daha da ileriye taşıyacak anayasa değişikliğini milletimizin huzuruna getiriyoruz. Şimdi söz milletindir. Karar sizindir. PKK, FETO, HDP hayır diyor onun için evet diyoruz. Hayırcılara bakın ona göre karar verin. Nisanda referandumda da bu millet dersini verecek. Evet mührünü vurarak hesabını soracaktır.” (Yeniçağ, 05.02.2017) (8)
• Başkanlığa ve Rıdvan Dilmen’e mafya desteği
Rıdvan Dilmen’in başlattığı ‘Ben de varım’ çağrısına mafya desteği geldi. Mafya lideri Sedat Peker bir video yayınlayarak referandumda evet oyu vereceğini açıkladı.
Referanduma karşı sokağa çıkacakları da tehdit eden Peker “Referandumu yaptırmamak amacıyla sokaklara çıkan birileri olursa. Onları sokakta bekliyor olacağımız söylemek isterim. Sırf bunun için bile evet diyeceğim” dedi. (İlerihaber, 27.01.2017) (9)
• ‘HAYIR DİYENLER TERÖRİSTTİR’
AKP Trabzon Ortahisar İlçe Yöneticisi Tufan Uzlu, Birgin.net’de yayınlanan habere göre; Facebook hesabında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile fotoğrafını ve “Evet” yazısını paylaşarak, 15 Temmuz hatırlatması yapıp tehditler savurdu.
Referandumda “Hayır” diyecekleri teröristlikle suçlayan Uzlu, “Hayır’ı destekleyenlerin yanında teröristler ve batılı devletlerin de oluşu büyük bir şüphe duymamıza sebeptir.” diye yazdı ve “Diktatöre hayır denilecek” paylaşımları ile ilgili; “Buradan kendimi ihbar ediyorum… Olası bir kalkışmada DEVLETİ beklemeyeceğim…”
‘CESETLERİNDEN KÖPRÜ YAPACAĞIM, KANLARINDA BANYO YAPACAĞIM’
Uzlu tehditlerine şöyle devam etti;
Siz de beklemeyin… Azdan az çoktan çok… Sizinle yarım kalan hesabı sokak sokak mahalle mahalle göreceğiz… Cesetlerinizden köprü yapmayan namerd olsun… Bahar geliyormuş.. Gelsin bakalım. ‘Kanınızla banyo yapmayan’ soysuz köpektir. Gelin ki içimizde dinmeyen öfkeyi leşinize bakarak dindirelim. Siz de o yürek var mı lan…15 Temmuz gecesi kulağımda yankılan o sesle sesleniyorum size ‘Bu saatten sonra canını düşünen soysuz köpektir’
Ama şunu da biliyorum ki sizde o yürek yok Sümüklünün P..’leri… Biz bekliyor olacağız… Topunuz gelin…” (birtutamtilsim, 23.3.2017) (10)
• Erdoğan: ‘Hayır’ diyenlere terörist demedik
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Siz ‘Hayır’ diyenlere terörist mi diyorsunuz.” sözleriyle ilgili olarak “Ben hiçbir yerde böyle bir şey söylemedim. ‘Evet diyen de saygındır, hayır diyen de saygındır’ dedim. ‘Hayır diyenleri de anlayışla karşılarız’ dedik.”
“Hayır’ diyenlere terörist demedik; hayır diyenleri de anlayışla karşılarız”
Kandil “Hayır” diyor. İmralı “Hayır” diyor. Pensilvanya “Hayır” diyor. Kardeşlerim, onlar “Hayır” dediğine göre burada bir sıkıntı var değil mi? Sevgili peygamberimiz ne buyuruyor; kişi, sevdikleriyle beraberdir. Bütün bunlardan hareketle, biz, onlarla beraber yürüyemeyiz. Kılıçdaroğlu, “Siz, ‘Hayır’ diyenlere terörist mi diyorsunuz?” diyor. Ben hiçbir yerde böyle bir şey söylemedim. “Evet diyen de saygındır, hayır diyen de saygındır” dedim. “Hayır diyenleri de anlayışla karşılarız” dedik. (birGün, 06.4.2017) (11)
• Evet, camide.

(sosyal medya, 02.4.17)
• Erdoğan: ‘2019’da aday olacağım kesin değil’
Kral FM’e konuşan Erdoğan, Kandil’in ve ‘FETÖ‘nün ‘Hayır’ dediği iddiasını bir kez daha dile getirerek, “Ben daha önceden de ‘Hayır’ diyenler terörist demedim. ‘Hayır’ diyenlere bir çağrıda bulunuyorum, ‘Hayır’ diyenleri anlayışla karşılarım dedim” dedi.
Getirilecek yeni sistemin kendisiyle ilgisi olmadığını ileri süren Erdoğan, 2019’daki seçimde aday olup olmayacağının da kesin olmadığını söyledi: “Bu Tayyip Erdoğan meselesi değil. 2019’a kadar elimde belge var mı? Ben Rabbimin bize emrettiği şekilde hayatı yaşıyorum. Her an ölebiliriz ama hiç ölmeyecekmiş gibi de makamımızda hizmetlerimizi sürdürürüz. 2019 seçiminde aday olup olmayacağım kesinleşmiş şeyler değil. Milletimizin idrakine saygı duyacağız.” (Diken, 10.4.2017) (12)
***
Evet ve hayır üzerine geliştirilen söylemlerden sonra Türkiye’nin referandum geçmişini Milli Refleks yazarı Bülent Tarhan’ın 22.02.2017 tarihli yazısından (maddelendirerek) inceleyelim:
“1923-2002 arasındaki 79 yıllık sürede 4 referandum yapılırken, 2002-2017 arası 15 yıllık dönemde bu üçüncü referandum olacak. AKP’den önce ortalama 20 yılda bir referandum yapılırken, son on beş yılda ortalama her 5 yılda bir referandum yapılıyor.
1. Cumhuriyet tarihin ilk referandumu 1961 anayasası olmuştur.
2. Bunu 1982 anayasası takip etmiştir.

3. 1987’de yapılan üçüncü referandumun konusu 1980 öncesi siyasetçilerin siyaset yasağı kalksın mı, kalkmasın mı üzerine olmuştur.
4. 1988’de yapılan dördüncü referandumda ise yerel seçimlerin 1 yıl erkene alınıp alınması halka sorulmuştur.
AKP Dönemi:
1. 2007’de yapılan beşinci referandumun konusu Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesidir.
2. 2010 referandumu ise anayasadaki değişikliklerle birlikte özellikle yargının yeniden yapılandırılması hedeflenmiştir.
3. 2017 referandumu ise bundan öncekilerden farklı olarak “sistemi” değiştirmeyi amaçlayan bir referandumdur.” (Milli Refleks, 22.02.2017) (13)
***
Mazlum milletlere örnek olunan, fabrikaların açıldığı, uçakların imal edildiği, milli eğitim politikalarının oluşturulup yaygınlaştırıldığı, köylere dek eğitim seferberliğinin ilan edildiği Atatürk dönemi; Rusya’nin Boğazlardan Üs, Ardahan’dan toprak istemesi sonucu Amerika’dan yardım talep edildiği, 1941 yılında sekteye uğramış oldu.
Hızla Amerika’nın kontrolüne girmiş olan Türkiye, o zamandan sonra her alanda sinsice engellenmeye başlanmıştır. Bu engellemede Amerika’nın en büyük yardımcıları Türkiye içinde yaşayan; Laik, Demokratik sisteme karşı olanlardan başkaları değildi.
Geçmiş alışkanlıklarını sürdürmek isteyen tarikat liderlerinin elinden tutan Amerika, Türkiye’deki laikliğin kaldırılması, Araplarla yakınlaşmak için, ezanın Arapça okunmasını, ileride ilan etmeyi düşündüğü Federasyonlardan oluşan İslam Cumhuriyeti kurma görevini 1952 yılına kadar saklı tutuyor. Federasyon meselesi ilk olarak NATO’ya girişle su üstüne çıkıyor. Bu konuda Cafer Tayyar Eğilmez şöyle bir açıklamada bulunuyor: “Şimdi Türkiye’nin NATO’da yer almasının asıl anlamına gelelim. NATO’ya alınmamızın asıl amacı Orta Doğu Cephesini kurmaktır. Orta Doğu’nun Pakistan, Afganistan, İran ve Türkiye ile birlikte bütün bir Türk ve İslam Camiasının TEK BİR FEDERASYON şeklinde birleştirilmesidir. Bu doğrultuda bir Orta Doğu Devleti Batı’da nasıl ilgili devletlerden oluşan NATO nasıl kurulmuşsa, Orta Doğu’da da Orta Doğu Federasyonu kurma görevi verilmiştir Türkiye’ye.”
Konuya ait video:
Cafer Tayyar Eğilmez (1877-3.01.1958) kimdir?
Türk asker ve siyasetçi. Balkan, I. Dünya savaşlarında önemli görevler üstlenmiş ve Milli Mücadele döneminde “Trakya Milli Kumandanı” olarak tanınmıştır. Kırmızı-Yeşil şeritli İstiklâl Madalyası sahibidir. Katıldığı Savaşlar: 1912 – 1913 Balkan Savaşı, 1914 – 1918 Birinci Dünya Savaşı, 1919 – 1922 İstiklal Savaşı. (14)
***
Geçmişte ve bugün olan bitenler; Amerika ve İngiltere’nin Türkiye’ye verdiği rol kapsamındadır, diyebiliriz. PKK’nın; Özerklik, Eyalet sistemi istediği halen öğrenilememişse yapılabilecek ne var ki demeyip binlerce masum insanın katili Öcalan’ın 21 Mart 2015 tarihli Nevruz mektubuna bakalım:
“Acil bir müdahale, dini inançlarımız, siyasi ve ahlaki sorumluluğumuzun gereğidir. Yürüttüğümüz mücadele bugün tarihi bir eşiktedir. 40 yıllık hareketimizin acılarla geçen mücadelesi boşa gitmediği gibi sürdürülemez bir aşamaya da varmış bulunmaktadır. Tarihi Dolmabahçe Sarayı’nda hepimizce resmen ilan edilen 10 maddelik deklerasyon sürecinde yeni bir süreci başlatmakla karşı karşıyayız.”
“Anayasal vatandaşlığı, eşit ve özgür yaşamı esas alan dönemin startı verilmeli. Çatışmalı süreçten sonra barışın olduğu sürece giriyoruz.”
“Yeni dönemde Türkiye Cumhuriyeti dâhilinde özgür ve eşit anayasal yurttaşlık temelinde demokratik kimlik sahibi, demokratik toplum olarak barış içinde ve kardeşçe yaşama sürecine giriyoruz.”
“Son zorbalık IŞİD görüntüsünde ortaya çıkmıştır. Barbarlığın bile anlamını zorlayan bu örgüt, kadın çoluk çocuk demeden bütün bölge halklarına, vahşice katliamlar sergiledi.”
“Ayriyeten hem bölgemiz için hem de uluslararası dünya için büyük anlamı olan Kobani direnişi ve zaferini selamlıyorum. Bu temelde gelişen eşme ruhunu halklarımız arasında yeni tarihin sembolü olarak selamlıyorum. Tarihimizin ve güncelliğimizin toplum olarak yeniden revizyonu ve restorasyonu ve yeniden inşası için değerli bir çağrıdır. Yaşasın Nevroz, yaşasın halkların kardeşliği.
Abdullah Öcalan – İmralı Cezaevi” (15)
Mektuptaki sihirli mesajlar dikkatlerden kaçmıyor.
Bir de 23 Şubat 2013’te Milliyet’te yayımlanan İmralı Zabıtları’na bakalım:
– Başkanlık sistemi düşünülebilir. Biz Tayyip Bey’in başkanlığını destekleriz. Biz AKP ile bu temelde bir başkanlık ittifakına girebiliriz. Yalnız Başkanlık ABD’deki gibi olmalı, devlet meclisi gibi bir senato. İkincisi, bir de halklar meclisi. Bunun adı demokratik meclis deolabilir. Bu da ABD’deki gibi temsilciler meclisi gibi olabilir, Rusya’daki alt duma gibi olabilir. Bu da ABD’deki gibi temsilciler meclisi gibi olabilir, Rusya’daki alt duma gibi olabilir. İngiltere’deki avam kamarasının Türkiye versiyonu gibi. (Namık Durukan, İmralı Zabıtları, Milliyet, 23 Şubat 2013)

• Dönemin Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın sözlerine bakalım: 28 Temmuz 2015 tarihinde konuşan Akdoğan o dönem çözüm sürecini değerlendirmiş ve “Sürekli Öcalan adına yalan söylüyorlar, ‘Öcalan başkanlık sistemine karşı, Öcalan AK Parti’yle koalisyona karşı…’ Külliyen bunlar yalan. (Sözcü, 07.02.2017) (16)
• ABD dünya gemisinin kaptanıdır, diyen FETÖ lideri, Fethullah Gülen’in başkanlık sistemini desteklemekte olduğu satırlar Nurettin Veren’in “FETÖ” adlı kitabının 143’üncü sayfasında yer almakta. (Destek yayınları, Eylül 2016)
***
Hayır’da olmadığı şekliyle; her yerde evet büroları, afişleri, dergileri, propaganda araçları, hediye dağıtımları görmek mümkün.
Devlet yönetim sistemi değişikliği yapılmak istenmesine rağmen, Amerika’da, Avrupa’da olduğu üzere; liderler bir araya gelip konuyu televizyonlarda tartışmamakta. Yazılı ve görsel basının büyük çoğunluğu evet taraftarlarına daha fazla yer vermekte.
Evet çıkması halinde kimin başkan olacağı da belli değil.
Yollarında yerli araç, hava sahasında yerli uçak, hastanesinde yerli sağlık gereçleri, masasında yerli bilgisayarı, cebinde yerli akıllı telefonu olmayan Türkiye, dünya beşlerinin ürünlerine muhtaç… beşler ortak alanı gibi…
CHP, Anayasa değişikliğini anlatırken, getirilmek istenen sistemin mahsurlarını anlatıyor fakat bu bağlantılardan yeterince halkı bilgilendir(e)miyor. Neden?
Türk halkının bilgi kaynağı sorunu yok, yeter ki bilgi edinmeyi istesin.
Dipnotlar:
(1)http://www.iha.com.tr/haber-chp-genel-baskani-kemal-kilicdaroglu-evet-cikarsa-3-milyon-suriyeliye-vatandaslik-verecekler-631609/
(2)http://www.aljazeera.com.tr/haber/suriyelilere-vatandaslik-referandumdan-sonra
(3)http://www.hurriyet.com.tr/bakan-kaynaktan-3-milyon-yeni-multeci-gelebilir-uyarisi-40407278
(4)http://www.sozcu.com.tr/2017/gundem/erdogandan-onemli-aciklamalar-16-1674940/
(5)http://www.mynet.com/haber/guncel/erdogan-hayir-diyenleri-sus-esyasi-olarak-saklariz-2970297-1
(6)http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/670029/_Hayir__diyenleri_silahla_tehdit_edenler_serbest_birakildi.html
(7)https://www.evrensel.net/haber/314490/erdogana-gore-hayir-diyenler-ya-darbeci-ya-terorist
(8)http://www.yenicaggazetesi.com.tr/basbakan-hayir-diyenleri-pkklilarla-bir-tuttu-156367h.htm
(9)http://ilerihaber.org/icerik/baskanliga-ve-ridvan-dilmene-mafya-destegi-67094.html
(10)http://birtutamtilsim.com/cesetlerinizden-kopru-yapmayan-namerd-olsun
(11)http://www.birgun.net/haber-detay/erdogan-hayir-diyenlere-terorist-demedik-154321.html
(12)http://www.diken.com.tr/erdogan-kendini-yalanladi-hayir-diyenler-terorist-demedim/
(13)http://qoshe.com/milli-refleks/bulent-tarhan/referandumda-cikacak-evet-hayir-oylarinin-muh/987569
(14)http://www.ata.tsk.tr/06_milli_mucadele_komutanlari/cafer_tayyar_egilmez.html
(15)http://www.sozcu.com.tr/2015/gundem/diyarbakirda-ocalanin-mektubu-okundu-779172/
(16) http://www.sozcu.com.tr/2017/gundem/referandum-tartismalari-eski-defterleri-actirdi-1664695/